Google Analytics İzleme

22 Mart 2013

Javascript - a etiketi href niteliğini kapatma

A etiketinde href niteliğinin çalışmasını engellemek için şu şekilde yazılmalıdır:


<a href="javascript:void(0)" onclick="myJsFunc();">Run JavaScript Code</a>



Kaynaklar:
http://stackoverflow.com/questions/134845/href-attribute-for-javascript-links-or-javascriptvoid0
http://patrickdesjardins.com/blog/using-onclick-for-javascript-function-instead-of-href
http://stackoverflow.com/questions/1070760/javascript-function-in-href-vs-onclick


21 Mart 2013

Asp.net - JavaScriptSerializer'ın MaxJsonLength değerini maksimum yapma

Yüksek adette veriyi json seriliaze yapacak iseniz, MaxJsonLength değeri aşım hatası oluşmaktadır. Bu değeri artırarak sorunu giderebilirsiniz. Int32.MaxValue değeri 2147483647 oluyor.

...

JavaScriptSerializer objSer = new JavaScriptSerializer();
objSer.MaxJsonLength = Int32.MaxValue;
...

Eğer web servis metodu sonucunda json dönüyor ve burada da değer artırmak istiyorsanız, web.config içinde tanımlama yapmalısınız.
O da şu şekildedir:


<configuration> 
...
   <system.web.extensions>
       <scripting>
           <webServices>
               <jsonSerialization maxJsonLength="2147483647"/>
           </webServices>
       </scripting>
   </system.web.extensions>
...
</configuration> 


Varsayılan değer:
The default is 2097152 characters, which is equivalent to 4 MB of Unicode string data.


Kaynaklar:
http://msdn.microsoft.com/en-us/library/system.web.script.serialization.javascriptserializer.maxjsonlength(v=vs.110).aspx
http://codeasp.net/blogs/raghav_khunger/microsoft-net/752/exception-message-error-during-serialization-or-deserialization-using-the-json-javascriptserializer-the-length-of-the-string-exceeds-the-value-set-on-the-maxjsonlength-property
http://dotnetbyexample.blogspot.com/2007/11/expanding-lenght-of-json-data-returned.html
http://codeasp.net/blogs/raghav_khunger/microsoft-net/752/exception-message-error-during-serialization-or-deserialization-using-the-json-javascriptserializer-the-length-of-the-string-exceeds-the-value-set-on-the-maxjsonlength-property
http://stackoverflow.com/questions/1151987/can-i-set-an-unlimited-length-for-maxjsonlength-in-web-config
http://support.microsoft.com/kb/981884/en-us


06 Mart 2013

Sharepoint - Web isteği sonucundaki XML çıkışlarını Internet Explorer ile görüntüleme

Sharepoint 2013 restful servislerini adres satırından çağrırken geriye atom feed formatında xml sonuçlar dönülmektedir. Bu Xml dönüşlerini Internet Explorer, varsayılan olarak Rss feed görüntüleyicisi ile açmaktadır. Saf xml çıkışını görebilmek için ayarlardan Rss feed görüntülemeyi kaldırmak gerekmektedir.

Adımlar şu şekildedir:


So to turn Feed Reading View off, I need to follow the steps below.
  1. Click on the Tools menu.
  2. Select Internet Options from the dropdown menu.
  3. Click on the Content tab on the Internet Options property screen.
  4. Click on the Settings button of Feed section to bring up the Feed and Web Slice Setting dialog box.
  5. Uncheck the check box for Turn on feed reading view


Kaynaklar:
Turn RSS Feed Reading View Off
http://blogs.msdn.com/b/darrenliu/archive/2011/01/26/turn-rss-feed-reading-view-off.aspx
Why doesn't IE parse the XML returned from a WCF Data Service?
http://stackoverflow.com/questions/10341319/why-doesnt-ie-parse-the-xml-returned-from-a-wcf-data-service


24 Şubat 2013

İş Hayatı - Disiplinli çılgınların 7 kuralı


Disiplinli çılgınların 7 kuralı nelerdir? Çılgınların diyorum; çünkü büyük projeleri başarmak için disiplinli çılgınlar olmak gerekiyor. Birinci kural amaca inancın büyüklüğüdür.

Çılgınlar mutlaka net ve açık bir amaca sahiptir ve bu amacı bir an olsun gözlerinin önünden ayırmazlar. Everest’e tırmanmaya çalışan bir grup dağcının gözlerinin önünden dağ nasıl hiç gitmiyorsa, çılgınların amacı da dağ gibi hep karşılarında durur. Tecrübelerimle sabit olan şu; amacına yeterli inancı olmayan insanların o amacı başarmak için yeterli enerjisi ve motivasyonu olmuyor. Dolayısıyla bir vizyona ya da hedefe sahip olmak yeterli değil. Her gece rüyanızda o amacı görecek, her konuşmayı o amaca bağlayacak saplantı düzeyinde bir inanç gerekiyor.

Çılgınların ikinci kuralı odaklanmadır. Bir işe ve bir amaca odaklanma ve başka bir şeye bakmamaktır. Temel olarak Starbucks’ta kahve, McDonald’s’ta hamburgerden başka bir şey satılmamasıdır. Üniversite sınavında birinci olmak için arkadaşlığı, eğlenceyi ve başka keyifleri bir yıllığına tamamen unutmaktır. Wright Kardeşler gibi ölümüne bir kararlılıkla uçağı tasarlamaktır.

Bir sonraki kural yazı, kitap ve konuşmalarımda milyon kere tekrarladığım gibi yenilikçi ve sıra dışı olmaktır. Dünya yenilikçi firma, kurum, insanların sayesinde ilerlemektedir. Steve Jobs olmasaydı bugün hâlâ eski usul Windows ve benzeri sistemlerle idare ediyor olacaktık. Facebook ve Twitter’ı icat edenler artık insanların kendilerini yepyeni bir şekilde ifade etmesine imkân sağladı. 20. yüzyılın yaşamlarımızı en çok değiştiren yeniliği herhalde cep telefonudur. Bugünün çocukları bu telefonların olmadığı bir yaşamı hayal dahi edemiyorlar. Dünyayı, sıra dışı ve farklı düşünen, değişime açık yenilikçiler değiştiriyor.

Tarihe baktığımızda tüm çılgın insanların amaçlarına ulaşmak için üzerinde çalışılmış zekice bir planları, stratejileri olduğunu ve bunu uygulamaya aldıklarını görüyoruz. Barbaros Hayrettin Paşa’nın Andre Doria’yı mağlup etmesi karadaki hilal stratejisinin denizdeki uygulamasıyla mümkün olmuştur. Dünya tarihinin bütün büyük komutanları, Fatih Sultan Mehmet, Yavuz Sultan Selim, olağanüstü savaş planları yapmıştır. Ancak uygulama olmadan her plan boş bir hayaldir. Harekete geçmeyen, çılgın değildir.

Tarih boyunca hiçbir büyük proje yardımlaşma ve işbirliği olmadan mümkün olmamıştır. Türklerin son yüzyıldaki en büyük çılgınlığı Kurtuluş Savaşı’dır ve Kurtuluş Savaşı dünya tarihinin en büyük yardımlaşma ve işbirliğinin bir örneğidir.

Çılgın insanları başarıya taşıyan şey onların insan odaklı olmasıdır. Eğer amaca ulaşmak topluma hizmet etmeyecekse ona başarı denemez. Bir çılgın mutlaka çalışma arkadaşlarının iyiliğini, hizmet ettiği müşteri ve toplumun iyiliğini ve memnuniyetini her şeyin önünde tutmalıdır.

Disiplinli çılgınları, çılgın olmaktan öte muhteşem kabul etmemize yol açan şey ayrıntıların kalitesidir. Bugün büyük liderler olağanüstü başarılarına rağmen eleştiriliyorsa insanlar onların çizdiği tablodaki ayrıntılara takılıyorlardır. Bir filmi büyük yapan ana öyküsü olduğu kadar ayrıntılarıdır. Star Wars ve Yüzüklerin Efendisi gibi klasikleşen kitap ve filmlerin dünyada milyonlarca hayranı olması, bu filmlerin tasarımlarındaki ayrıntılara verilen olağanüstü önemdir.

Ailenizden en az bir kişinin disiplinli bir çılgın olması dileğiyle… Aile isminizi geleceğe taşıyacak olan bir erkek çocuğu değil, disiplinli bir çılgındır.

Melih Arat

Alıntıdır.

16 Şubat 2013

İş Hayatı - Sizin patronunuz hangisi?


Para Psikoloğu kitabının yazarı ekonomist Hakan Ayvaz, para kazanmanın yolunun patronu tanımaktan geçtiğini söylüyor. Bunun için Türk patron tipolojisini çıkaran Ayvaz, ilginç tespitlerde bulunuyor; okul müdürü anlayışındaki patrondan etle tırnak gibi patrona kadar ilginç patron tiplerini anlatıyor.


Parayla ilişkimiz günden güne karmaşık bir hal alıyor. Artan iş imkanları, gelişen sektörler derken daha fazla kazanmayı hayal edenlerin sayısı artmakta. Üstelik, çok işi az paraya yaptırmak için binbir takla atan patronların sayısıyla doğru orantılı bir şekilde. Büyüklerimizin “Allah az verip üzdürmesin, çok verip azdırmasın.” duası ise literatürden silinmek üzere.

Derin Kitap’tan çıkan Para Psikoloğu bunları ele alıyor. Kitabın yazarı Hakan Ayvaz sürekli düşünülen ama kimselerle pek konuşulmayan para konusuna bir psikolog edasıyla yaklaşıyor. “Evrene iyi enerji gönderirsen, istediğin mutlaka olur.” klişesine karşı çıkan yazar iş dünyasının gerçeklerini ve her geçen gün cebinden para çıkması zorlaşan patronları da es geçmiyor. Kitaptaki “Türk Patron Tipolojisi” bölümüyse “Patron kim?” sorusuna cevap niteliğinde.
Etle tırnak gibi patron:Sanatçılardan duymaya alıştığımız yeni çıkardıkları albüm için söylediği “Çocuğum gibi oldu.” cümlesindeki gizli özne durumundaki albüm bu tip patronlar için şirkettir. Şirketin ne kadar büyüdüğünü ve kaç yaşına geldiğini fark etmez. Otoriter bir baba edasıyla “Otur!” deyince oturacağını, “Cısss!” deyince yapmayacağını zanneder. Şirketi adeta cebinde taşır. Başlarda bu şirketin emin ellerde olduğunu gösterse de durumun  vahameti iş büyüdükçe artar. Zira her şeyi bilen patron, artık her işe yetişemez olur. Profesyonellerden alınan yardımsa bakıcısına “Anne!” diyen şirket, pardon çocuk hüznünü doğurur onda. Dolayısıyla işin uzmanlarından ya destek almaz ya da onların da işine burnunu sokmaktan geri durmaz. Yardımcılarına sürekli “Ne sanmış o kendini? Biri gider, gelir yenisi…” şarkısını armağan eder.
Okul müdürü patron: Kendisini, yeni nesli yani çocuklarını veya torunlarını işin başına geçirmek için yetiştirmeye adamış patrondur. Tıpkı öğrencilerden “Sizler de okuyup, bu sınıflarda ders vereceksiniz.” nasihatini  esirgemeyen bir müdür gibi. Onları ‘Avrupalarda, Amerikalarda’ okutarak en iyi imkânları sunar. Sonra da keyifle emekli olup balığa çıkacağı günlerin hayallerini kurar. Ancak olası iki sorunu aklının ucundan bile geçirmez. Bir, çocukları gerçekten bu işi yapmak istiyor mu? İki, işlerin başına geçecek tecrübeye sahipler mi? Her iki cevap da olumsuz olunca, yandı gülüm keten helva!
Odaktaki patron:‘Ay sonunu getiremeyen memur’un bütçesiyle harcamasının denkleşmediği gibi onun da kafasındaki yönetim planıyla uygulama bir türlü örtüşmez. Yetkilerin paylaşılmasına hevesli gibi görünse de dediğim dedik tavrından hiç taviz vermez. Monarşi düzeninden demokrasiye geçiş bir türlü gerçekleşmez. Yetki verdiği çalışanların kendi yükünü hafiflettiğini düşünmek yerine, onların işlerini de yaparak adeta bir rekabet havasına girer. Böylece şirket için ne kadar vazgeçilmez(!) olduğunu ele güne ve tabii elemanlarına da göstermek ister.
Profesyonellikten gelen patron:Uzun bir profesyonel hayatın ardından girişimci olmaya girişiverir. Şirketini kurar. Her şeyi zaten bildiği için geçmişte patronlarının yaptığı hatalara düşmeyecektir. Ya da kendisi böyle zanneder. Zira ‘çalışan’ gömleğini çıkarıp patron gömleğini giymeyi bir türlü beceremez. Otorite ve sorumluluk dağılımında sorun çıkar. Her şeyi kitabi doğrularla yapsa da patron olmayı beceremeyince başarısızlık kaçınılmazdır!
Farkında patron: Hem şirketini hem de kendini iyi tanır. Her ikisinin kapasitesini bilir ve buna göre davranır. Profesyonel bir kadroya ve liderlik özelliklerine sahiptir. Şirketin birikimlerinden faydalanmasını sağlarken kendini de ihmal etmez. Gerektiğinde yardımcılarına yetki devretmeyi bilir. Hatalarından ders çıkarır. Kısacası genç kızların hayallerini süsleyen beyaz atlı prens gibi her beyaz yakalının hayalidir. Ancak nadir rastlanan bu türün sayıları gün geçtikçe azalmakta, nesilleri yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmaktadır.

MERVE TUNÇEL

Alıntıdır.


08 Şubat 2013

Sektörel - 'Sen Maliye Bakanı mısın?' diyorlar


Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, ''(Arama motorları herşeyi arayıp buluyor vergi dairesini bir türlü bulamıyor) deyince (Sen Maliye Bakanı mısın?) diye bilişimcilerden tepki aldım'' dedi.

Yıldırım, bilişim sektörü sivil toplum örgütleri değerlendirme toplantısında, bilişim sektörünün özelliği gereği herkesin münferit çalışmayı sevdiğine değinerek, organize olup güçlerin birleştirilmesi ve büyük projelerin birlikte gerçekleştirilmesi gibi bir anlayış gelişemediğini vurguladı.

''Gelişmemesini de tuhaf karşılamıyoruz. Çünkü bunlar ayrı düşünülecek, üretilecek sonunda bunlardan çok ciddi sinerji ortaya çıkacak'' diyen Ulaştırma Bakanı, öncelikle kamuoyunda bilgi toplumu olmanın öneminin kabul ettirilmesi gerektiğini anlattı.

Farkındalık olmadan, yapılan işin öneminin tüm toplum kesimlerine ulaştırılmaması halinde istenilen hızda yol alınamayacağını, 2012'de kamu kuruluşlarının bilişim projelerine 2,6 milyar lira bütçe ayırdığını belirterek, şunları kaydetti:

''Bu bütçe bu yıl 3 milyar lirayı geçiyor. Seneye bu 4'ü de geçecek. Yıllar geçtikçe bilişime ayrılması gereken kaynak gittikçe artıyor. Peki bu kaynağı etkin kullanabiliyor muyuz? Bu kaynaktan Türk insanının akıl teri ne kadar payını alıyor? Bu soru önemli... Asıl çalışmamız gereken yer burası. Türkiye'ye 4 milyar liralık akıllı telefon geldi. Bununla ilgili kamuoyunda bir şey söyleyince bana en acımasız eleştiriyi yine bilişimciler yaptı. (Bu şirketler, arama motorları, herşeyi arayıp buluyor vergi dairesini bir türlü bulamıyor) deyince (Sen Maliye Bakanı mısın?) diye bilişimcilerden tepki aldım.

Neyin yanındayız. Neyin karşısındayız. Nerede durmamız gerektiğini çok iyi düşünmemiz lazım. Benim kimsenin ticareti ile işi ile derdim yok. Bu ülkeden para kazanan, bu ülkeyi pazar olarak gören mutlaka bu ülkenin hakkı olan payı vermesi lazım. Derdim bu...

4 milyar lira mal giriyorsa buraya, bu ülkeden 4 milyar lira para çıkıyorsa, toplam elektronik için bu ülkeden 15 milyar lira para çıkıyorsa, en az başlangıç için 1,5 milyar liranın kalması lazım. Vergiyi konuşmuyorum. Katma değer... Bunu istemeye hakkımız var. Herkes işini gücünü yapacak. Malını da satacak, iş yeri de açacak, insanlarımızı da çalıştıracak, ürünlerinin bir kısmının yazılımını, donanımını burada yapacak. Küçük bir pazar değil bu...''

Önemli olanın bu sektörün gelişmesi olduğunu kaydeden Yıldırım, ''Biz bu mutlaka fark oluşturacak bir iş yapmamız lazım. Aklımıza güvenelim. Bilgimize güvenelim. Marka yapalım. Marka yapamazsak, marka geliştiremezsek hamallığa devam ederiz. Başka yolu yok'' dedi.

Akıl ve fikrin olduğunu  ve bunun artık ürüne dönüştürülmesi gerektiğini belirten Yıldırım, şunları kaydetti:

''Devlet gölge etmesin en büyük ihsandır. Biz de onu sağlamaya çalışıyoruz. Şu anda karşılaşacağınız sorunları elimizden geldiğince gidermeye, önünüzü açmaya çalışıyoruz. İmkanlar nispetinde. Bazılarında başarılı oluyoruz. Bazılarında gecikiyoruz. Ama biz bir şey geliştiremiyorsak fark ortaya koyamıyorsak yüksek teknolojili bir ürün dünyaya teklif edemiyorsak. Kimsede kabahat aranmasın. İnadına çalışacağız. Gece gündüz çalışacağız. İşi sonuçlandırmak için uğraşacağız. Çok imkan var. Çok alan var. Yapacak çok iş var.

5 milyar dolar yatırım yapıyoruz bilişim alt yapısına. 15 milyar dolarlık mal alıyoruz dışarıdan. Cari açık nereden geliyor. Sadece petrolden mi? Buradan da geliyor. Bunları ne kadar aşağıya çekersek. Oradan tasarruflarımız sektöre gelecek. Bu iş olacak, aş olacak, ülkemize katma değer olacak. Ülkemiz daha güzel hala gelecek. Her yönden faydası olacak.''

(AA)

Alıntıdır.

03 Şubat 2013

Sektörel - Yarısı işsiz 90 bin gencin hayatını değiştirecek proje!


Önceki akşam bir grup ekonomi yazarı ve yöneticisi Microsoft Genel Müdürü Tamer Özmen'den 2012'nin değerlendirmesini dinledik.

Evet, Microsoft Türkiye çok başarılı bir yılı daha geride bırakmıştı. Evet, ikinci kez112 ülke şirketi arasında Microsoft Türkiye 'Yılın Ülkesi' ödülününün sahibi olmuş ve hatta Microsoft CEO'su Steve Ballmer, ödülü almak için kendisine yaklaşan Tamer Özmen'e 'Yine mi sen' diyerek Türkiye'nin başarısından memnuniyetini dile getirmiş.
Çin ve Hindistan'dan sonra dünyanın en hızlı büyüyen ülkesi Türkiye'de Microsoft'un da hatırı sayılır bir büyümeye sahip olması normal galiba. 3 yıl önce genel müdür koltuğuna otu- ran Tamer Özmen, şirketin 2010'dan 2011'e yüzde 27, 2011'den 2012'ye yüzde 17'lik bir büyüme kaydettiğini ve bu yıl da en az yüzde 24 büyüyeceklerini söylüyor.
Ne de olsa bugün Microsoft, Türkiye'de küçüklü büyüklü yaklaşık 3.5 milyon şirkete iş yapıyor. Başta Türk Telekom olmak üzere aralarında İş Bankası, Denizbank ve Garanti Bankası'nın da bulunduğu pek çok bankaya özel projeler geliştiriyor ve iş hacmi her geçen gün artıyor.

Belki son yıllardaki büyümede, Tamer Özmen'in 'Microsoft cam ofisini bırakıp, Anadolu'ya çıkmalıyız' felsefesiyle her ay toplantılarını Anadolu'nun bir ilinde yapmasının da büyük etkisi olmuş olabilir. 
Evet tüm bunlar Microsoft Türkiye'nin kendi adına başarılı bir yılı geride bıraktığının hikâyesi. Ancak açıkçası beni tüm bunlardan çok, Tamer Özmen'in gayretiyle hayata geçirilen ve birçok gencin hayatını değiştiren Açık Akademi etkiledi.
Aranızda hiç Açık Akademi'yi duyanınız var mı bilmiyorum ama gençler sanırım neden söz ettiğimi biliyor. Çünkü bugün Açık Akademi'nin tam 90 binden fazla kayıtlı öğrencisi varmış ve toplamda 165 bin saat eğitim alan bu grubun içinden 1970 kişi mezun olmayı başarmış. Burada beni tek üzen 90 bin kişiden sadece yüzde 14'ünün kadın olması tabii. Microsoft'un kadınları motive etmek için projede bir değişiklik yapmasını da umut ediyorum. Akademinin öğrencilerinin yüzde 70'i üniversite mezunu ancak yüzde 53'ünün hali hazırda işsiz olması hem ürkütücü hem de Microsoft'un projesi sayesinde bir iş sahibi olabilecekleri için artık sevindirici.

Peki ne yapıyorlar diye merak ediyorsanız onu da kısaca anlatayım. Microsoft'un geliştirdiği bir platform üzerindenuygulama geliştirmek için eğitim alıyorlar. Şimdiye kadar 440 tane uygulama beğenilmiş ve içlerinden 284 tanesi Microsoft tarafından sanal markette sunulmuş. Eminim akıllı cihazlar için geliştirilen 'Angry Birds' uygulamasının bugün sahiplerine nasıl da milyar dolarlar kazandırdığını duymuşsunuzdur. Yani geliştirdiğiniz bir uygulamanın kaç milyon kez indirilebileceğini siz bile tahmin edemeyebilirsiniz. Akademi'nin kahramanlarından biri sadece 14 yaşında. İsmi Tugay Tuna.

Unutmayın ki uygulama olarak bildiğimiz bu küçük yazılımların tüm dünyada 65 milyar dolarlık bir pazarı oluştu ki yakında bu rakamın kat be kat artacağı tahmin ediliyor. Geçen yıl indirilen uygulama adedi 185 milyarı bulmuş
Özetle demek istiyorum ki AK Parti Hükümeti, üniversite mezunu genç işsizler için bir yol haritası yapacaksa, ilk bakmasında fayda olan yer bilişim sektörü. Kapsamlı bir yol haritası için sektörün önde gelenlerinin gönüllü olarak bu işe soyunacağına eminim.

Şelale Kadak

Kaynak:
http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/kadak/2013/02/01/yarisi-issiz-90-bin-gencin-hayatini-degistirecek-proje

İstanbul Java Günü 2013 etkinliği

02.02.2013'de İstanbul Java Günü 2013 buluşmasına kardeşim İbrahim ile gittim. Bahçeşehir Üniversitesi Beşiktaş kampüsü Fazıl Say salonunda yapıldı. Beklediğimden iyi bir ortamla karşılaştım. Arun Gupta ve Peter Veentjer'i dünya gözü ile gördük. Prime Faces kurucusu ve lideri Çağatay Çivici'den çok etkilendim ve gurur duydum. Geliştirdikleri kontrol setini Asp.net için de çıkaracaklarını belirtti. Organizasyon iyi ve hoş geçti. Emeği geçen herkesin ellerine sağlık.

Bilgi, Haliç ve Boğaziçi herşey çok güzeldi...

31.01.2013 itibariyle İstanbul Bilgi Üniversitesi'ndeki çalışmam bitti. 3-4 ay önce çalışma yerimiz Mecidiyeköy Kuştepe kampüsünden Eyüp Santral kampüsüne taşındı. Boğaziçi ve Haliç sahillerinin doyumsuz görüntüsü ile yeni yerimize gidip geldim hergün. Ulaşım zorluğu olsa da çalışma ortamımız çok güzeldi. Hayatta süreçler; insanı başka denizlere çıkarıyor, sanırım ben de böyle bir durumdayım gibi hissediyorum. Umarım iyi niyetli adımlarımız birşeylere katkısı olur.
Bilgi'de edindiğim vizyon, hoşgörü, teknik başarıların ve birlikteliğin bana çok katkısı olduğunu düşünüyorum.
Murat Genç (Mütavazi deli kodcu, sağı solu pek belli olmaz), Ali Özgür (Takım liderimiz), Mustafa Tülü (Birim müdürümüz) ve Ercüment Oyuktaş'ı (Usta kıdemlimiz) tanıdığımdan ve onlardan çok şeyler öğrendiğim için çok şanslıyım diye düşünüyorum. Yoğun iş hayatımızın irtibatlarımızı koparmaması dileğiyle.


22 Ocak 2013

NPOI - .xls 2003 türü Excel okuma esnasında cell değerini okuma


NPOI'de eski Excel 2003 versiyonu yani .xls dokümanlarında excel cell değerini almak için kullanılan yöntemler:


double NumericCellValue { get; }
DateTime DateCellValue { get; }
IRichTextString RichStringCellValue { get; }
byte ErrorCellValue { get; }
string StringCellValue { get; }
bool BooleanCellValue { get; }


Örnek okuma kodu:

string strCell1 = sheet.GetRow(rowIndex).GetCell(colIdx).StringCellValue;

Eğer excel cell türü Number veya Sayısal ise StringCellValue ile okuma yaparken hata vermektedir. Okuma esnasında bu cell'in tür bilgisine göre okuma yapılmalıdır.

Cell'in tür bilgisi:

CellType CellType { get; }

CellType enum bilgisidir ve şu şekildedir:


public enum CellType
  {
    Unknown = -1,
    NUMERIC = 0,
    STRING = 1,
    FORMULA = 2,
    BLANK = 3,
    BOOLEAN = 4,
    ERROR = 5,
  }

Sayısal veya diğer cell tür'lerinde okuma yapabilmek için önce o cell'in türünü string türüne çevirmek; okuma esnasındaki hatalarını gidermek adına yöntem olabilir. Ancak bu durum, yazdığınız case'e yani duruma göre değişmektedir.

İşlem yapmadan önce veya okuma yapmadan önce Cell türünü değiştirme kod örneği:


if(sheet1.GetRow(i) != null)
                    sheet1.GetRow(rowIndex).GetCell(colIndex).SetCellType(CellType.STRING);



Kaynaklar:

NPOI : How To Read File using NPOI
http://stackoverflow.com/questions/5855813/npoi-how-to-read-file-using-npoi

How can I read numeric strings in Excel cells as string (not numbers) with Apache POI?
http://stackoverflow.com/questions/1072561/how-can-i-read-numeric-strings-in-excel-cells-as-string-not-numbers-with-apach

Problem in reading Numeric value as String fom Excel file using Apache POI
http://www.coderanch.com/t/446602/open-source/reading-Numeric-String-fom-Excel

How do I read from an Excel file using POI?
http://www.avajava.com/tutorials/lessons/how-do-i-read-from-an-excel-file-using-poi.html





19 Ocak 2013

Microsoft Access Sürüm ve Adları

Access 2013
Access Database Engine (ACE)
Version Number: 15
2013-09-02
Office 2013 ile geliyor


Access 2010
Access Database Engine (ACE)
Version number: 14
2010-07-15
Office 2010 ile geliyor


Access 2007
Access Database Engine (ACE)
Version number: 12
2007-01-27
Office 2007 ile geliyor

Access 2003
Jet Database Engine
Version number: 11
2003-11-27
Office 2003 ile geliyor

Access 2002
Jet Database Engine
Version number: 10
2001-05-31
Office XP ile geliyor


Kaynaklar:

Microsoft Access
http://en.wikipedia.org/wiki/Microsoft_Access

Microsoft Jet Database Engine
http://en.wikipedia.org/wiki/Microsoft_Jet_Database_Engine

OLE DB
http://en.wikipedia.org/wiki/OLE_DB

GetCreatedVersion
http://www.ruriplus.com/msaccess/tch/tch_041.html

Access File Formats: ACCDB vs MDB
http://databases.about.com/od/access/a/accdb.htm

How Can I Determine Which Version of Access was Used to Create a Database?
http://blogs.technet.com/b/heyscriptingguy/archive/2005/10/07/how-can-i-determine-which-version-of-access-was-used-to-create-a-database.aspx

Liberating data from Microsoft Access “.mdb” files
http://mazamascience.com/WorkingWithData/?p=168

how to use an MS-Access file from Linux?
http://stackoverflow.com/questions/377219/how-to-use-an-ms-access-file-from-linux

Working with Access Databases (.MDB files) on MAC OSX
http://blog.petermolgaard.com/2011/11/22/working-with-access-databases-mdb-files-on-mac-osx/

Converting Microsoft Access MDB Into CSV Or MySQL In Linux
http://nialldonegan.me/2007/03/10/converting-microsoft-access-mdb-into-csv-or-mysql-in-linux/

Walkthrough: Creating a Web Page to Display Access Database Data
http://msdn.microsoft.com/en-us/library/445z2s49(v=vs.100).aspx

Maximum capacity of an MDB file?
http://stackoverflow.com/questions/3915907/maximum-capacity-of-an-mdb-file

Overview of Access security (MDB)
http://office.microsoft.com/en-us/access-help/overview-of-access-security-mdb-HP005188226.aspx

MS access file access in IIS 7.5 asp page
http://forums.iis.net/t/1164972.aspx

Using Classic ASP with Microsoft Access Databases on IIS
http://www.iis.net/learn/application-frameworks/running-classic-asp-applications-on-iis-7-and-iis-8/using-classic-asp-with-microsoft-access-databases-on-iis



18 Ocak 2013

Sektörel - E-devlet sistemi


E-devlet sistemiyle abonelik internetten yeni adrese taşınacak.

Bugün gazetesinden Hasan Bozkurt'un haberine göre; Başbakan Tayyip Erdoğan başkanlığındaki Bilim, Teknoloji Yüksek Kurulu (BTYK), e-devlet hizmetlerinin artırılması kararı aldı. Bu çerçevede taşınırken eski evin elektrik, su ve doğalgazını kestirip tekrar bağlatma derdi sona eriyor. Bu abonelikler artık e-devlet sistemi ile internet üzerinden yeni adrese taşınabilecek.E-devlet hizmetlerinde Avustralya örnek oldu.

İHRACAT İŞLEMLERİNE 2 DAKİKA

BTYK toplantısında, Türkiye'nin e-devlet alanındaki hizmetlerinin daha da hızlandırılması kararlaştırılırken, dünyadaki çarpıcı e-devlet uygulamaları da ele alındı. Güney Kore, bir vatandaşın bir yıl içinde devlet dairelerine gitme süresini 3'ün altına indirme kararı aldı. Bu yönde de çalışma başlattı. Güney Kore'de ihracat işlemleri 2 dakikaya, ithalat da 1,5 saate indirildi. Yine bu ülkede kurulan veri merkeziyle 1,2 milyar TL'lik tasarruf sağlandı.

24 DOLAR TASARRUF

ABD, e-devlet hizmetlerini yaygınlaştırarak, devlet dairesine gidilerek yapılan işlem başına 24 dolar tasarruf etti. Singapur'da pasaport bekleme süresi kısaldı. Filipinler'de 616 firmanın verilerinin sisteme aktarılmasıyla, kayıtdışılık azaltıldı. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün de BTYK'da alınan son kararları değerlendirerek, e-devlet kapısının yeni uygulamalarla zenginleştirileceğini müjdeledi.

Ergün, e-devlet uygulamaları ile kısa zamanda, yüksek olmayan maliyetlerle vatandaşların yaşam kalitesinin artırılmasına ciddi katkılar yapılabileceğini dile getirdi. e-Devlet uygulamalarının yaygınlaştırılmasıyla verimlilik artışı sağlanacağını, zamandan ve maliyetten tasarruf edileceğini belirten Ergün, "Vatandaşımızı, tüm hizmetlerini e-Devlet kapısından yapabilir hale getirmek zorundayız. Bu anlamda çarşamba günü yaptığımız BTYK'da çok önemli kararlar aldık. Çalışmalar bundan sonra daha da hızlanacak" dedi.

UYGULAMA 5 YAŞINDA

Türkiye'nin bilgi toplumuna geçiş sürecinde önemli bir kilometre taşı olan e-Devlet Kapısı, 18 Aralık 2008 tarihinde Başbakan Tayyip Erdoğan tarafından hizmete açıldı. Hedef vatandaşların 7/24 kesintisiz hizmet alabilmesi. Geçen sürede 15 milyonun üzerinde vatandaş e-devlet kapısından hizmet almayı tercih etti. Genellikle sigorta hizmet dökümü, çalıntı araç sorgulama, dava gibi kendisini yakından ilgilendiren konular vatandaş tarafından e-devletten alındı.

Alıntıdır.

Sektörel - BES yatırım, İnternet ve yüksek teknoloji alanlarındaki girişimcilere kapısını açıyor


İnternet ve ileri teknoloji alanlarındaki projelere destek olmak için yeni bir risk sermayesi şirketi olan BES Yatırım kuruldu.
Farklı disiplinlerden güçlü bir ekip tarafından kurulan BES Yatırım; internet ve ileri teknoloji alanlarındaki girişimlerin büyümesi ve gelişmesine destek olacak. Yeni fikirleri ve girişimcileri de destekleyecek fon, mentorluk, ve yazılım geliştirme fonksiyonlarını tek çatı altında toplayan BES Yatırım; fikir veya uygulama aşamasında projeleri olan girişimcilere kapısını açıyor.

Türkiye’den dünya markaları ve global projeler çıkaracaklarına inandıklarını belirten BES Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı Burak Kızılhan "Mobil pazar günümüz ve geleceğin en çok büyüyen, gelecek vadeden alanlar arasında yer alıyor. Bu alandaki ilk yatırımlarımızı kendi geliştirdiğimiz projelere yapıyoruz. iPhone ve Android platformlarında kullanılabilen uygulamalar ile adımızdan sıkça söz ettireceğiz. Kısa zaman içinde yüz binlerce kullanıcı sayısına hızla ulaşacak uluslararası hedefleri olan bir projemiz hazır olacak ve bunu yenileri takip edecek.

Kızılhan, “Küresel yatırım eğilimlerine baktığımızda internet, mobil ve teknoloji sektörleri yüzde 20-30 arasında pay alıyor. Gelecek dönemde yatırımların ve satın almaların hızlı olacağı bir döneme girmek üzereyiz. İnternet ve mobil ekosistemine hız katması beklenen ve melek yatırımcılık konusunun işleyişini ele alan “Bireysel Katılım Sermayesi Yönetmeliği Teşvik Taslağı; Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve TÜBİTAK tarafından desteklenen projelerle ilgili çalışmalar bile bizim gibi girişimcilere manen büyük destek oluyor.

Girişimciler; şirketin internet sayfası www.besinvest.com’dan detaylı bilgi alabilir ve BES Yatırım’a ulaşabilir.



Alıntıdır.

Sektörel - Teknoparklara performans karnesi verilecek


Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, Türkiye’nin son yıllarda çok fazla üreten ve katma değer oluşturan bir kimlik kazanmaya başladığına dikkati çekerek, 10 yıl önce Türkiye’nin sanayi ürünlerinin yüzde 50’sinin düşük teknolojili ürünler olduğunu, 10 yılda alınan yol ile Türkiye’nin orta teknoloji seviyesine geldiğini söyledi.

İleri demokrasiye ve ileri teknolojiye geçmek için atılması gereken önemli adımlar olduğunu ifade eden Ergün, şimdiye kadar 49 teknopark kurulduğunun altını çizdi.     Ankara Sanayi Odası 1. Organize Sanayi Bölgesi yönetim binasında düzenlenen Üniversite-Sanayi İşbirliği Bölgesel Toplantısı’nda konuşan Bakan Ergün, şimdilerde yeni bir aşamaya geçildiğini, teknokentleri farkındalık oluşsun diye desteklediklerini belirterek, “Şimdi nitelik aramaya başladık. Şimdi yeni bir düzenleme ile her teknopark için performans kriterleri oluşturuyoruz.” dedi. Bakan Ergün, Patent Kanunu’nda değişiklik yapmak için çalışmalarını sürdürdüklerini dile getirerek, üniversitelerin kurumsal olarak patent sahibi olabileceklerini, lisans sahibi olduğunda gelir elde edebileceğini, buluşu yapan öğretim üyesinin patent haklarından en az yüzde 30 pay alabileceğini kaydetti. TÜBİTAK’ta destek programlarının içine teknoloji transfer ofisleriyle ilgili destek programları koyduklarını ifade eden Ergün, üniversite-sanayi işbirliğinde teknoloji transfer ofislerinin TÜBİTAK tarafından 1 milyon liraya kadar desteklendiğini anlattı. Ergün, ayrıca Bilim Teknoloji Yüksek Kurulu toplantısında sağlık teknolojilerindeki çalışmalara yoğun Ar-Ge desteği verilmesinin ele alındığını da söyledi.

Alıntıdır.

15 Ocak 2013

MVC 3 Razor - System.Web.Helpers.Chart helper ile grafik gösteriminde Y değerlerini gösterme

Bunun için custom theme kullanılması gerekmektedir. Option olarak dışarıdan set edilememektedir.

Örnek olarak grafikde Y value bilgisini gösteren theme bilgisi şu şekildedir:

Controller içideki kod:


public ActionResult GetChartImage()
        {


string tVanilla =
            @"<Chart Palette=""SemiTransparent"" BorderColor=""#000"" BorderWidth=""2"" BorderlineDashStyle=""Solid"">
                <ChartAreas>
                    <ChartArea _Template_=""All"" Name=""Default"">
                            <AxisX>
                                <MinorGrid Enabled=""False"" />
                                <MajorGrid Enabled=""False"" />
                            </AxisX>
                            <AxisY>
                                <MajorGrid Enabled=""False"" />
                                <MinorGrid Enabled=""False"" />
                            </AxisY>
                    </ChartArea>
                </ChartAreas>

                <Series>
                    <Series
                            _Template_=""All""
                            BorderWidth=""0""
                            LabelForeColor=""#000000""
                            LabelBackColor=""#FFFFFF""              
                            IsValueShownAsLabel=""true"" >
                    </Series>
                </Series>

                </Chart>";

new System.Web.Helpers.Chart(
                    width: 400
                    , height: 200
                    //, theme: ChartTheme.Blue
                    //, theme:ChartTheme.Vanilla
                    , theme:tVanilla
                    )
                .AddTitle("Ders Notları")
                .AddSeries(
                    chartType: "column"
                    //chartType: "bar"
                    , name:"Dersler"
                    , axisLabel:"Ders Adı"
                    , xValue: new[] {"Math", "English", "Computer", "Science1"}
                    , yValues: new[] {"80", "90", "78", "68"}
                 
                    )
                .Write("png");


return null;

}

View Razor kısmındaki kod:

<img src="@Url.Action("GetChartImage", new { dateTime=DateTime.Now.ToString("yyyyMMyyHHmmss") })" alt="" />




şeklinde kullanılabilir:

Kaynaklar:
http://stackoverflow.com/questions/10657538/applying-a-default-theme-to-a-chart-series
http://aspnetwebstack.codeplex.com/SourceControl/changeset/view/7e0749a2db9c#src/System.Web.Helpers/Chart/ChartTheme.cs




09 Ocak 2013

IIS Sürümleri



IIS 8.0
Windows Server 2012, Windows 8

IIS 7.5
Windows 7, Windows Server 2008 R2

IIS 7
Windows Vista, Windows Server 2008,

IIS 6
Windows Server 2003 üzerinde bulunuyor

IIS 5.1
Windows XP Professional

IIS 5.0
Windows 2000


Kaynaklar:
http://en.wikipedia.org/wiki/Internet_Information_Services


06 Ocak 2013

İş Hayatı - Değişim düşmanları


Dünyada kişi ve kurumların en büyük düşmanları dışarıda değil, içeridedir. İnsanın dışarıdaki düşmanları bir insanı kendi aleyhine olacak şekilde konuşturamaz; kendi aleyhine olacak şekilde hareket etmesine yol açamaz.

Düello yapan iki kovboy düşünün: Kovboylardan biri diğerinin ne söyleyeceğini ya da nasıl hareket edebileceğini belirleyemez; sadece silahını çekip rakibine ateşleyebilir. Bu anlamda dışarıdaki düşmanla başedebilmek de kolaydır. Ama içerideki düşman, sizin ne söyleyeceğinize ve nasıl hareket edeceğinize ilişkin tam bir kontrol sahibidir.

    Nesil Yayınları’ndan çıkan Can Alpgüvenç’in Şeyh Sadi Şirazi Bostan ve Gülistan isimli eserinde Şirazi’den seçme öyküler var. Birinci bölüm benim deyimimle insanın en büyük düşmanına ayrılmış: Kibir. Kibrin çok değişik yansımaları vardır. En kötü yansımalarından biri, her şeyin en doğrusunu bildiğini sanmaktır. Siyasetle, dinle, ekonomiyle, yönetimle, uluslararası ilişkilerle ve aklınıza gelen her konuda en doğruyu, en iyi bilenin kendisi olduğunu düşünen kişinin kulakları tıkanır, gözleri görmez olur. Ne dostlarının ne alimlerin ne de düşmanlarının hakikat de olsa sözlerini duyarlar. Kibir bir de yüksek bir konum / unvanla -müdürlük, genel müdürlük, vekillik, başkanlık, bakanlık, başbakanlık gibi- birleşirse durum iyice kötüleşir. Çünkü kibrin çok sevdiği araçlar, cezalandırma gücü, kişinin değerine değil gücüne saygı duyulması, kişinin konumu dolayısıyla methedilmesi, belirli bir çerçevesi de olsa istediğini yapabilme gücü, kişiyi iyice doğru yoldan çıkarır.

    Şirazi bir hikayesinde Sağır Hatem diye bilinen bilge bir kişiyi anlatır. Karısını utandırmamak için onun işlediği bir suçu duymazlıktan gelmek için bütün ömrünü sağır taklidi yaparak geçirmiş bir kişidir bu. Ancak bir gün bir bahçede bir dost meclisinde sohbet ederken örümcek ağına düşen bir sineğin vızıltısını duyunca “açgözlülük, insanı tuzağa düşürür” deyince çevresindekilerden biri, “Ey bilge kişi, sen sağırsın, nasıl sineğin vızıltısını duyabildin?” diye sorar. O da şöyle söyler: “Beni bilge bilenler beni hep överler, o zaman da gururum beni alt eder ve nefsimin esiri olabilirim. Ama sağır olduğumu düşünenler, yanımda nasıl olsa duymaz diyerek hep hatalarımı söylerse, kendime çeki düzen verebilir, değişebilirim.” (Şirazi’yi okudukça kendimi de onun ölçülerinde çok kibirli bulup utandım.)

    İş ve siyaset dünyasında öyle kibirli insanlar görüyorum ki, kulakları sağır, gözleri kör. Bunların bir kısmı iyi okullardan mezun, bazılarının master dereceleri var, bazıları yurtdışında okumuş. İlginç bir şekilde eğitim ve edinilen başarı arttıkça kibir de artıyor ve kişinin iletişimini bozarken gelişmesini engelliyor.

    İkinci düşman, tutuculuk. Tutuculuk da kibrin en sevdiği çocuğudur. Her şeyin en iyisini bilen biri, elbette hiçbir konudaki fikir ve hareketini değiştirmeyecektir. Kibirli kişi, dışarıdan gelen her türlü enformasyona kapalı olduğu için yeni bir şey öğrenemez. Düzeltiyorum, yağcılardan gelen methiye ve zehirli ispiyonlara açıktırlar. Zehirli ispiyon, asılsız bir şekilde yapılan iftiradır. Zehirli ispiyonlar, tarih boyunca birçok insanın haksız yere harcanmasına yol açmıştır. Tutuculuk, insanın farklı düşünebilme ve hareket değişebilmesinin önündeki en büyük engeldir. Nesil Yayınları’ndan çıkan Şeyh Sadi Şirazi’nin bin yıllık bu eserini ailecek okumanızı ve yeni yılda kendinizi bu iki açıdan gözden geçirmenizi tavsiye ediyorum.

Melih Arat


05 Ocak 2013

Sektörel - Şehir dışına teknopark yapanlar boşuna uğraşıyor


BTK Başkanı Tayfun Acarer, teknoparkların şehir dışına kurulmasına tepki gösterdi. Acarer, “Bu gibi merkezler mühendislerin rağbet göstereceği şekilde konuşlanmalı.” dedi.

Gayri safi milli hasılasının sadece binde 8’ini araştırma geliştirmeye (Ar-Ge) ayıran Türkiye, son yıllarda bu alandaki yatırımları artırmak için kapsamlı adımlar atıyor. Özellikle teknoparklarda Ar-Ge çalışmaları yapan şirketler birçok masraf ve vergiden muaf oluyor. Bu da yeni teknopark merkezleri açılmasını teşvik ediyor. Ancak bu merkezlerin birçoğu şehir dışına kurulunca, kalifiye eleman sıkıntısı baş gösteriyor. Teknokentlerde görev yapacak üst düzey mühendis ve yöneticiler uzaklığı göz önünde bulundurarak çalışmayı reddediyor. Söz konusu durumun ciddiyetini göz önünde bulunduran Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Tayfun Acarer de, şehir dışına teknopark yapanların boşuna emek sarf ettiklerini söyledi.

    Vodafone Türkiye’nin inovasyon üssü Oksijen Ar-Ge’nin yeni merkezinin İTÜ Ayazağa Kampüsü Teknokent Binası’ndaki açılışında konuşan Acarer, katma değerli hizmetler ortaya koyan bu üslerin çalışacak mühendis ve yöneticilerin rağbet göstereceği şekilde konuşlanması gerektiğini söyledi. Vodafone Türkiye’nin internet servis sağlayıcı gibi çalışmaya başladığını anımsatan Acarer, “Şimdi onun ötesinde Türkiye’nin en büyük Ar-Ge merkezlerinden birine sahip oldu. 10 sene önce sadece mobil işletmeci olarak tanıdığımız Vodafone, 308 tane Ar-Ge elemanı çalıştıran, mühendislerinin tamamı Türk olan ve 400’den fazla proje üretebilen bir kuruluş haline geldi.” diye konuştu.

    Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkanı Serpil Timuray ise Oksijen Ar-Ge’nin mobil iletişim inovasyonunda pek çok ilke imza atmış ve sadece Türkiye’de değil dünyada kendisini tescil ettiren bir merkez olduğunu söyledi. Timuray, bu merkezin yalnızca Türkiye operasyonları için değil, aynı zamanda Vodafone Grubu için de inovasyon ürettiğini aktardı. Toplantı sonrasında sektörle ilgili soruları cevaplayan BTK Başkanı Acarer, 4G ihalesiyle ilgili, “Kararı siyasi otorite verecek. Bakanlık 17 Ocak’ta bir ihale yapacak. Mobil kapsamanın olmadığı 2 bin 128 yer var.”dedi. Bilişim sektörü hacminin e-ticaret dahil, 2011 sonunda 40 milyar dolar olduğunu aktaran Acarer, 2012’de ise en az yüzde 10 büyüme hesaplandığını hatırlatarak, “Bu da hacmi 44 milyar dolara ulaşacak demek. 2013’te sektör yüzde 10 civarında büyür.” diye konuştu.

EN BÜYÜK TEKNOPARKLAR

İsmi                                                                    Şehir

TÜBİTAK Marmara Teknokent                          Kocaeli

İTÜ Arı Teknokent                                              İstanbul

Hacettepe Üni. Teknokent                                   Ankara

İzmir Teknopark                                                  İzmir

ODTÜ Teknokent                                               Ankara

Bilkent Siberpark                                                 Ankara

Yıldız Teknik Üni. Teknokent                   İstanbul

Uludağ Üni. Ulutek Teknokent                            Bursa


Alıntıdır.


01 Ocak 2013

Sektörel - 2013’te hangi meslekler gözde olacak?

Yeni yıldan itibaren medya yöneticiliği, sosyal medya pazarlama uzmanı, lojistik sorumlusu gibi iş alanlarına ilginin artması bekleniyor. İnsan kaynakları uzmanları ve istihdam büroları, hayatın her alanına giren teknoloji ile birlikte gözde mesleklerin çeşitleneceğini söylüyor. Mühendislik, doktorluk gibi prestij mesleklerinin konumunu koruyacağı, tekstil ve perakende sektöründe de artan çalışan talebiyle birlikte sirkülâsyonun devam edeceği tahmin ediliyor.


İş tanımlarının arasına sosyal medya uzmanlığı olarak giren alan da hızla yükselecek meslekler arasında. Müşteri ile aktif iletişimi sürdürmek isteyen işverenlerin bu yöndeki talebi her geçen gün artıyor. Bunun yanı sıra İşKur gibi kamu kurumları, uzun süreli sosyal medya uzmanlığı kursu vermeye başladı.

Bu alanda iki yıldır eğitim veren Dijital Akademi Genel Müdürü Volkan İnanç, eğitim taleplerinin ve sosyal medya uzmanı arayışının son dönemlerde adeta patladığını ifade etti. Söz konusu taleplerin önümüzdeki yıllarda da katlanarak artmasını beklediklerini söyleyen İnanç, “Sosyal medya uzmanlarının maaşları 2.500 ile 7.500 TL arasında değişiyor. Ortalama bir aylık eğitimden sonra sosyal medya uzmanlığında sertifika sahibi olunabiliyor.” bilgisini verdi.  Öte yandan yeni iş alanları ağırlığını artırırken her yıl ‘en çok eleman arayan sektörler’ listesinde yer alan perakendecilik, gıda ve tekstil 2012’de de liderliği elden bırakmadı. Perakende ve mağazacılıkta aday arayışının uzun zamandır yoğunlukta olduğunu hatırlatan SecretCv Genel Müdürü Okan Tütüncü ise söz konusu talebi bu alandaki pozisyonların sürekli artmasına değil, sirkülâsyonun fazla olmasına bağlıyor. Yılın geneli değerlendirildiğinde en çok ilan yayınlanan sektör olarak perakende ve mağazacılığın öne çıktığını söyleyen Tütüncü, “Bunun en önemli nedeni elbette adayların mağazacılığı geçici bir işkolu olarak görmesi ve bu nedenle bu sektördeki dönüşümlerin yüksek olması.” yorumunda bulundu.

    Tütüncü, bunlara karşın 2012’de farklı olarak otomotiv ve eğitim sektöründe çalışan arayışında artış gözlediklerini söyledi. Bu dönemdeki artışı yılın son çeyreği ile gelen iş yoğunluğunun getirdiği bir sonuç olarak değerlendiren Tütüncü, “Otomotivin diğer sektörlere göre daha fazla etkilenmiş olması yan sanayi, yedek parça gibi alt sektörlerdeki hareketlilik ve otomotivde kredi faizlerinin düşmesi ile ilgili olabilir.” şeklinde konuştu.

    Gelecek yıllarda gündemde olacak IK eğilimleri ile ilgili değerlendirmede bulunan Türkiye İnsan Yönetimi Derneği (PERYÖN) Başkanı Yiğit Oğuz Duman ise işe yerleştirmelerde maaşın yanı sıra kariyer yönetimi ve sosyal imkânların da önem kazanacağını vurguladı. Bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de iş hayatının büyük bir dönüşüm içinde olduğunu dile getiren Duman, “Şirketlerde esnek yan haklar uygulamaları, ücret paketleri içinde baz ücretten çok kariyer yönetimi, sosyal olanaklar gibi unsurlar önem kazanacak. Performans yönetimi sistemlerinin daha fazla şirket tarafından kullanılması, yetenek yönetimi konusunda şirketlerin daha fazla çaba göstereceğini tahmin ediyoruz.” sözlerine yer verdi. Hangi alanda olursa olsun hız, esneklik, çeviklik ve teknolojiye uyumun yanı sıra eşitlik, şeffaflık, hesap verebilirlik ve sosyal sorumluluk yaklaşımı gibi kurumsal yönetim ilkelerinin daha fazla konuşulduğu dönemin yaşandığının altını çizen Duman, “Şirketler çalışanın mutluluğuna yatırım yapıyor. İç iletişim kanallarını artırıyor.” dedi. Duman, şirketlerin eğitim bütçelerinde gözlenen artışın da söz konusu gelişmeyi doğruladığını ifade ederek, “Özet olarak, rekabet üstünlüğünde öne çıkan tek şeyin insana değer verme olduğu zamanlara şahit oluyoruz.” şeklinde konuştu.

    Günümüzde uygun yeteneklerin ise eskisi gibi yalnızca gazete ilanlarından ya da yakındaki kişilerden aranmadığını ifade eden Duman, “Artık dünyanın her yerinden, online iş sitelerinden ve sosyal medya kanalıyla işini en iyi şekilde yapabilecek yetenekler aranıyor.” dedi. Öte yandan yetenek azlığının genç yaştakilerin yönetici koltuğuna oturmasına neden olduğunu söyleyen Duman, bu kişilerin “yönetici yetkinliklerinin” artırılması için koçluk, mentorluk, yönetici eğitimlerine ayrılan bütçenin de yükseldiğine dikkat çekti.

EN FAZLA TALEP SOSYAL MEDYA UZMANLIĞINA

Sosyal medya yöneticiliği

Sosyal medya pazarlama uzmanı

Lojistik sorumlusu

Gayrimenkul satış sorumlusu

Arşiv ve dokümantasyon sorumlusu

Veri mimarisi mühendisi

Veri madenciliği uzmanı

Hemşirelik

Yazılım mühendisliği

Mobil yazılım mühendisliği

Uluslararası finans yöneticiliği

Fizyoterapist

Diyetisyen

Elektronik mühendisliği

Genetik mühendisliği

E-Ticaret uzmanı

İş analisti

Alıntıdır.

28 Aralık 2012

Sektörel - TSE “1.Bilişim Teknolojileri Standardları Konferansı” düzenledi

TSE tarafından Rixos Otel’de düzenlenen ve 600 kişinin katıldığı 1.Bilişim Teknolojileri Standardları Konferansı’nda konuşan TSE Başkanı Hulusi Şentürk, bilgi güvenliği konusunda yapılan çalışmaların her geçen gün arttığını belirterek, söz konusu çalışmaların son yıllarda artan siber ataklar ve saldırılara odaklandığını ifade etti.

TSE Başkanı Hulusi Şentürk; “Siber Savaşlara” karşı “Siber Güvenlik ve Savunma” stratejileri geliştirmenin ve tüm ülkeler için “Kritik Altyapılar” olan bilgi ve iletişim, enerji, finans, sağlık, gıda, su, ulaşım, savunma, kamu güvenliği, nükleer biyolojik ve kimyasal tesislerin siber saldırılara karşı korunması için gereken tedbirlerin alınmasının çok önemli olduğunu söyledi.

TSE tarafından Rixos Otel’de düzenlenen ve 600 kişinin katıldığı 1.Bilişim Teknolojileri Standardları Konferansı’nda konuşan TSE Başkanı Hulusi Şentürk, bilgi güvenliği konusunda yapılan çalışmaların her geçen gün arttığını belirterek, söz konusu çalışmaların son yıllarda artan siber ataklar ve saldırılara odaklandığını ifade etti.

Günümüzde savaşların topla, tüfekle değil, ülkelerin bilgi sistemleri hedef alınarak yapıldığını belirten Şentürk, yapılan siber saldırıların "Siber Savaş" olarak adlandırıldığını kaydetti.

TSE Başkanı, siber dünyanın, kara, hava, deniz ve uzayın ardından beşinci cephe olarak ilan edildiğini anlatarak, "Bilgi güvenliği konusunda birçok ülke savunmanın yanı sıra saldırı kapasitesini de oluşturdu" dedi.

Siber savaşlara örnekler veren Şentürk şunları kaydetti:  "Dünyada artık 'Siber Saldırı', 'Siber Güvenlik', 'Siber Ordu', 'Siber Terörizm', 'Siber Bakan', 'Siber Savunma' terimleri sıklıkla kullanılmaktadır. 2010 Kasım ayında ABD'de 'Wikileaks' olarak adlandırılan gizli diplomatik ve askeri belgelerin ifşası, 2007 yılında Rusya-Estonya siber savaşı, İsrail, Gürcistan, Kore Siber saldırıları ve Amerika'da Siber Ordu Komutanlığının kurulması, siber savaşların dünyadaki örneklerinden sadece birkaçıdır."

Nükleer, biyolojik ve kimyasal tesislerin fiziksel yöntemlerle değil, uygulama ve otomasyon yazılımlarıyla uzaktan kontrol edildiğini anlatan TSE Başkanı, uzaktan kontrolün hız ve performans kazancı sağlarken, kötü niyetli kişi ve kurumlar için de "Siber Saldırı" ortamı haline geldiğini vurguladı.

Güvensiz, test edilmemiş yazılımlar ve donanımlar yüzünden "Kritik Altyapılarda" telafi edilemeyecek maddi kayıplar yaşanabildiğini belirten Şentürk, TSE’nin “Siber Güvenlik” alanında, Ürün Belgelendirme Merkez Başkanlığı Bilişim Teknolojileri Belgelendirme Müdürlüğü olarak, "TS ISO/IEC 15408: Bilgi Teknolojisi Ürün Güvenliği-Ortak Kriterler" belgelendirmesi yaptığını ifade etti.

Ortak Kriterler Belgelendirme Sistemi

Ortak Kriterler Belgelendirmeleri'nin Siber Güvenlik alanında Türkiye'nin attığı en büyük adımlardan biri olduğunu vurgulayan Şentürk, TSE'nin, 2003 yılında 26 ülkenin taraf olduğu CCRA'yı (Ortak Kriterler Tanıma Anlaşması) imzalayarak üye ülke olduğunu, 2010 yılında ise bu alanda  "Sertifika Üreticisi" ülke unvanı aldığını söyledi.
Başkan Şentürk, siber güvenlik alanında en geçerli ve kuvvetli savunma teknolojilerinden biri olan Ortak Kriterler Belgelendirmelerinde TSE’nin “Sertifika Üreticisi” üye statüsünü kazanmasıyla birlikte Enstitü’nün Bilişim Teknolojisi ürünlerine uluslararası geçerliliğe sahip Ortak Kriterler sertifikaları verme hakkı elde ettiğini, böylece yerli üreticilere de ihracat imkanı sağlandığını belirtti.

Şentürk, TSE'nin Bilişim Teknolojileri Belgelendirmelerinde, BT Ürün Güvenliği Ortak Kriterlerinin yanı sıra daha birçok BT standartlarında uluslararası belgelendirmeler yaptığını ve böylelikle yazılımların ve BT ürünlerinin siber saldırılara karşı daha güvenilir, performanslı, kaliteli olmasının sağlandığını kaydetti. TSE Başkanı, "2013 başında faaliyete geçecek TSE yazılım test laboratuvarının da açılması ile birlikte, Enstitümüz Bilişim Teknolojileri ve Siber Güvenlik alanında ülkemize çok kıymetli hizmetler vermeye hızla devam edecektir" dedi.

Şentürk, TSE'nin liderliğinde, üniversiteler ve ilgili kamu kurumlarının katkılarıyla, "Akıllı Kart Güvenliği Türkiye Konsorsiyumu” kurulacağını ve bu konudaki teknik çalışmaların devam ettiğini de sözlerine ekledi.

TSE Genel Sekreteri Üzeyir Karagöz: “Bilgiden Daha Değerli Herhangi Bir Sermaye Yok”

 TSE Genel Sekreteri Üzeyir Karagöz ise konferansta yaptığı konuşmada, tarihten bugüne her çağda bilginin büyük önem taşıdığını ifade ederek, bilgiden daha değerli herhangi bir sermaye bulunmadığına işaret etti.

Bilişim teknolojileri sayesinde bilgi paylaşımının artık çok hızlı bir şekilde yapıldığını ve insanların hayatını kolaylaştırdığını vurgulayan TSE Genel Sekreteri, "Hızlı bilgi transferi tüm dünyada hizmet maliyetlerinin düşmesine, hayat standartlarının yükselmesine fayda sağlıyor" diye konuştu.

Bilgiyi paylaşmak kadar bilgiyi korumanın da önemli olduğuna dikkati çeken Karagöz, kurum ve kuruluşların bilgilerinin kötü niyetli kişilerin eline geçmesi durumunda ortaya çıkacak maliyetlerin çok büyük olabileceğini vurguladı.

Siber saldırılara karşı alınması gereken önlemler, Ulusal Koruma Profilleri, yazılım ve bilişim teknolojileri ürünlerinin nasıl daha güvenli, yüksek performanslı ve kaliteli olacağı konularının ele alındığı konferansın kapanışında katılımcılar arasından yapılan kura çekimi sonucu 3 kişiye ipad verildi.

Alıntı:
http://www.tse.org.tr/haberler/2012/12/06/tse-1.bili%C5%9Fim-teknolojileri-standardlar%C4%B1-konferans%C4%B1-d%C3%BCzenledi-


24 Aralık 2012

Javascript - JSON.stringify() işlevinin IE 6 ve 7'de çalışmaması

Json objesini string olarak dönüştürebilmek için JSON.stringify() işlevini kullanıyorum. Bu işlev browser'lar tarafından native olarak sağlanır. Ancak ie 6 ve 7 sürümünde bu JSON işlevi native olarak sağlanmaz. Şu şekilde hata vermektedir:

0x800a1391 - Microsoft JScript runtime error: 'JSON' is undefined

Bu sorunu çözmek için json2.js adında javascript eklentisi sağlanmış, guru Douglas Crockford tarafından. Bu eklentinin adresi:
https://github.com/douglascrockford/JSON-js/blob/master/json2.js

Ayrıca bir Nuget paketi de bulunmaktadır, visual studio için.

Bu json2.js dosyasını CDN'den de alıp kullanabileceğiniz kaynaklar bulunmaktadır.


Kaynaklar:

JSON on IE6 (IE7)
http://stackoverflow.com/questions/2503175/json-on-ie6-ie7

Is there a publicly available CDN that hosts JSON2?
http://stackoverflow.com/questions/2994577/is-there-a-publicly-available-cdn-that-hosts-json2
http://cdnjs.com/
http://forums.asp.net/t/1679926.aspx/1?json2%20js%20on%20ajax%20aspnetcdn%20com%20or%20other%20CDN


JSON.stringify Function (JavaScript)
http://msdn.microsoft.com/en-us/library/ie/cc836459(v=vs.94).aspx

Using native JSON
https://developer.mozilla.org/en-US/docs/Using_native_JSON
https://developer.mozilla.org/en-US/docs/JavaScript/Reference/Global_Objects/JSON/stringify

Why does Javascript use JSON.stringify instead of JSON.serialize?
http://programmers.stackexchange.com/questions/164094/why-does-javascript-use-json-stringify-instead-of-json-serialize

Use jQuery.stringifyJSON rather than JSON.stringify
https://github.com/Atmosphere/atmosphere/pull/107

jquery equivalent for JSON.stringify [closed]
http://stackoverflow.com/questions/11118947/jquery-equivalent-for-json-stringify

JQuery: Send JSON Objects with an ajax request
http://www.intelligrape.com/blog/2010/06/11/jquery-send-json-object-with-an-ajax-request/

MVC3, jQuery and JSON.stringify
http://forums.asp.net/t/1766534.aspx/1





Html - span etiketi içinde img etiketi kullanımı ve dikey hizalama

Span etiketi içindeki img etiketin dikey olarak hizalı görünmesi için img etiketinin style bilgisini şu şekilde yaptım. Bu şekilde yapılmazsa biraz yukarıda görünmektedir.

<span id="spnUpdateGradeStatus" title="An error occurred."> <img style="vertical-align: bottom; display: inline;" id="imgError" src="/Content/assets/images/icn_alert_error.png"><a href="#">   Retry</a></span>

Kaynaklar: 
http://www.w3schools.com/cssref/pr_pos_vertical-align.asp
http://stackoverflow.com/questions/4672826/html-a-or-span-arround-img-buggy-rendering
http://www.fluther.com/34370/putting-an-ltimggt-in-a-ltspangt-is-ok-right/


21 Aralık 2012

Sektörel - 2013 yılında yazılım ekosistemini neler bekliyor?


Yıl sonuna yaklaştıkça 2012 değerlendirmeleri ve 2013 tahminleri de bir bir ortaya çıkıyor. Bugün de sizlerle 2012′nin yazılım ekosistemi için nasıl geçtiğini ve 2013′te nelerin beklendiğini konuşup, yazılım alanında global çapta dikkat çeken konu başlıklarını, şirketleri, programlama dillerini ve teknolojileri değerlendireceğiz.
2012′ye damga vuran konuların başında kuşkusuz big data -büyük veri- geliyor. Big data konusunda hizmet veren birçok şirket yıl içinde önemli yatırım haberlerine konu oldular. Hatırlarsanız biz de sizinle son olarak Cloudera‘yıpaylaşmıştık. Big data konusunun kendi içinde birçok alt başlığı bulunuyor ve bunların başında da e-ticaret, veri sanallaştırma, sosyal medya ve veri analizi geliyor diyebiliriz. Önümüzdeki yıl içinde de bu alt başlıkların her birinin gündemde olacağını söylemek şimdiden mümkün.
gartner-big-data
Bir diğer üzerinde durulması gereken konu da bulut bilişim. Amazon ve Dropbox haricinde 2012′de iCloud ile Apple ve Drive ile Google da zaten içinde oldukları pazarda büyük adımlar attılar. 2013 yılında internet sektöründeki büyük oyuncuların bulut bilişim yatırımlarının devam edeceğini, bu konuda satın almaların olacağını ve dikey olarak farklı modellerin türüyeceğini söyleyebiliriz.
Bulut bilişim konusuna paralel olarak PaaS (Platfrom as a Service) servislerin -örneğin Heroku,Engine Yard- de önemini devam ettireceğini ve Webrazzi’de de yer verdiğimiz Koding gibi modellerin yükselişe geçeceğini ekleyebiliriz.
Ayrıca bu yıl da birçok yazılım odaklı şirket dikkatleri üzerine çekti. Yıl içinde ilk yatırımını alankaynak kod yönetimi aracı Github, geliştiriciler için mobil uygulama geliştirme platformu Parse ve sunucu yönetimi ile izleme konularında çözümler sunan New Relic 2013 yılında da hakkında konuşulmaya devam edecek 3 yazılım şirketi konumundalar.

Programlama dilleri ve teknolojiler

PHP-Ruby-PythonÖzellikle Silikon Vadisi’nde yer alan internet girişimlerine baktığımızda 2013′de de Ruby, Python ve Node.js gibi teknolojilerin kullanımının hızla yaygınlaşacağını, aynı zamanda bu teknolojilerin Silikon Vadisi ve ABD dışında yer alan girişimleri de hızla ele geçireceğini söyleyebiliriz. Diğer bir konu da Freelancer.com ve oDesk gibi platformlar. Bu platformlar da değişen ihtiyaçlar doğrultusunda global olarak önemli bir alternatif konumuna gelecekler.
Programlama teknolojileri haricinde konuşulması gereken bir diğer konu da Responsive Design. Aynı projenin farklı platformlara -web, mobil, tablet, yüksek ve düşük çözünürlükler- uyumlu olarak çalışması anlamına gelen bu terim bir süredir hayatımızın içindeydi. 2013 yılında da responsive design’ı ve konu hakkında yardımcı araçları sıkça duyacağız gibi.
Gelelim mobile!.. Hatırlayacağınız gibi 2012 yılına damga vuran gelişmelerden biri de iOS 6‘nın çıkışı oldu. Her ne kadar iOS 6 penetrasyonunda henüz ciddi bir yayılma olmamasına ve özellikle harita konusunda yaşanan sıkıntılara rağmen Apple’ın iOS platformu hala geliştiricilere en çok para kazandıran ve “üst” seviyenin tercih ettiği mobil platfrom konumunda. Android ile Apple’ın savaşına Windows’un Windows Phone 8 ile katılıp katılamayacağı ise 2013 içerisinde yanıt bulacak en önemli sorulardan biri gibi duruyor.
Tabii ki sizler de yorumlarda düşüncelerinizi paylaşabilirsiniz. Son olarak yıl içerisinde yazdığımız şu 3 yazıyı bir kez daha hatırlatalım: Türkiye IT sektörü ve işgücü durum raporu‘Veri tabanı’ cephesindeki değişimler ve gelecekte bizi neler bekliyor? ve IT’de nitelikli işgücü krizi ve çözümü.
Grafik: Gartner

20 Aralık 2012

Sektörel - TBMM Bilişim ve İnternet Araştırma Komisyonu, raporunu tamamladı

TBMM Bilişim ve İnternet Araştırma Komisyonu, bin onbir sayfadan oluşan raporunu tamamladı


Rapor, Bilişim Sektörünün Ekonomik Büyüklüğü, İnternet Kullanımının Bireysel ve Toplumsal Boyutu, Bilgi Güvenliği ve Bilişim Suçları, Bilgi Toplumu ve e-Dönüşüm ve İnternet Medyası olmak üzere 5 kısımdan oluşuyor. Raporda, bilişim sektörü, stratejik önem ve önceliğe sahip bir alan olarak değerlendiriliyor. Bu alandaki teknolojik araştırmaların desteklenmesi ve yatırımcılara vergi kolaylığı getirilmesi isteniyor. Adından da Bilişim Bakanlığı kurulması öneriliyor. Bilişim sektörünün potansiyelinin harekete geçirilmesi, bilişim sektörünün tek bir elden koordine edilmesi için söz konusu bakanlığın kurulmasının çok önemli olduğu belirtiliyor ve, “Özellikle kişisel verilerin korunması, bilgi güvenliğinin sağlanması, spektrumun etkin ve verimli kullanılması, ortak yerleşim ve tesis paylaşımı ile elektronik haberleşme altyapılarının kurulması ve geçiş hakları konusunda etkin görevler üstlenilmesi önerilmektedir.” deniyor.

    Raporda, Özel İletişim Vergisi’nde mobil ve sabit ayrımının kaldırılması, kademeli olarak indirime gidilmesi ve Özel İletişim Vergisi’nin tamamen kaldırılması önerildi. Raporda, Facebook ve Twitter gibi sosyal paylaşım, YouTube gibi video paylaşım ve Google gibi arama motoru hizmeti sunan firmaların Türkiye’deki faaliyetleri nedeniyle elde ettiği gelirlerin vergilendirilebilmesi ve bunlarla IP adreslerinin paylaşımı ve kişilik haklarının korunmasını teminen içeriğin çıkarılması gibi konularda işbirliği yapılabilmesi için, bunların Türkiye’de yetkili temsilcilik ve irtibat bürolarının oluşturulmasının sağlanması istendi. Bilişim suçlarına da değinilen raporda; bilişim, elektronik haberleşme ve siber suçlar alanında ihtisas sahibi hakim ve savcıların yetiştirilmesinin sağlanması ve bu alanlarda ihtisas mahkemelerinin kurulması önerildi. Bilişim ve elektronik haberleşme hukukunun bağımsız bir bilim dalı olarak kabul edilmesi ve bu konuya yükseköğrenim müfredatında yer verilmesi ve bu konuda lisans ve lisansüstü programların açılması gerektiği belirtildi. Gençlerin bilgisayar oyunlarına düşkünlüğünün olumlu ve olumsuz yanlarına da vurgu yapılıyor. Olumlu yanı güzeli bulma, rekabet duygusu, iç motivasyon ve özgüven olarak sıralanırken, olumsuz yanı hakkında şunlar söyleniyor: “Bilgisayar oyunları içerisinde en tehlikeli oyunlar olarak kabul edilen, filmlerde olduğu gibi insanın akıl, şehvet ve öfke duygusuna hitap eden, içerisinde yoğun olarak çözülmeyi bekleyen problemlerin, müstehcenlik ve şiddetin işlendiği oyunlardır. Bu oyunlarda, “ırkçılık” ve “din çatışmaları” gibi gizli propaganda unsurları da sıkça yer almaktadır.”

Alıntıdır.


17 Aralık 2012

Sektörel - Yazılım sektörü 4 yılda yüzde 75 büyüdü


Yerli yazılım sektörü, son 4 yılda yüzde 75 büyüyerek 2011 sonu itibarıyla 3,1 milyar liralık büyüklüğe ulaştı. Sektörün bu yılsonu itibarıyla büyüklüğünün 3,5 milyar lirayı aşması bekleniyor.

Türkiye'de yazılım yapan firmaların yüzde 46'sı İstanbul'da, yüzde 20'si de Ankara'da faaliyet gösteriyor. Ankara'da güvenlik ve savunma yazılımları ile kamu sektörüne yönelik yazılım geliştirme hizmetleri sunan firmalar çoğunlukta bulunuyor.

İstanbul'da ise sistem yazılımları, mobil yazılımlar ve uygulama yazılımları üreten firmaların ağırlıklı olduğu görülüyor. İzmir ise daha çok uygulama yazılımı üretiyor. Söz konusu şirketler 50 ülkeye ve 12 serbest bölgeye yazılım ihracatı gerçekleştiriyor. Geçen yılsonunda yaklaşık 265 milyon dolar olan yazılım ihracatının bu yılsonunda 500 milyon dolara ulaşması bekleniyor.

Türkiye'de bilişim sektöründe ürün geliştiren firmaların neredeyse tamamı iç pazar taleplerine karşılık vermek için ortaya çıkan bağımsız yerli firmalar. Dolayısıyla iç pazar talepleri, bu firmaların faaliyet alanlarını belirliyor. Sektörde yazılım ürünü geliştiren firmaların neredeyse yüzde 50'si imalat, otomasyon ve yönetim alanında hizmet veriyor.

''Yazılımda mühendislik gücü olarak Avrupa'da ikinci sıradayız''

Yazılım Sanayicileri Derneği (YASAD) Yönetim Kurulu Başkanı Doğan Ufuk Güneş, yaptığı açıklamada, yazılım sektörünün gelişimi için öncelikle yerli yazılımlar ve uygulamaların özendirilmesi gerektiğini ifade ederek, ''Kamunun eşit seçenekler arasında yerli yazılıma pozitif ayrımcılık yapması sağlanmalı'' dedi.

Yerli yazılım sektörü olarak kendilerine çok güvendiklerini belirten Güneş, Türkiye'nin yazılım alanında mühendislik gücü olarak Avrupa'da ikinci sırada yer aldığını söyledi. Şu anda yazılım ihracatı konusunda Almanya ile ciddi görüşmeler içerisinde olduklarını dile getiren Güneş, ''Kamuda yerli yazılımların kullanılması bizim bu çıkışımızı güçlendirecek, adeta bize lig atlatacak'' diye konuştu.

Kaynak:
http://www.borsagundem.com/haber/4-yilda-yuzde-75-buyudu/124233


16 Aralık 2012

Yeni öğretmen modeli


Aras Marmara Eğitim Vakfı’nın düzenlediği bir toplantıda Öğretmenler Günü dolayısıyla ‘21. Yüzyılda Eğitim’ başlıklı bir konuşma yaptım.

Konuşmaya değişimden söz ederek başladım. Amerika’nın efsane Newsweek dergisi artık kâğıda basılmıyor; sadece dijital olarak internetten ya da tablet bilgisayarlardan okuyabiliyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı’nın aldığı serbest giysi kararı, rüya gibi bir şey. Ben haberi ilk okuduğumda yanlış okuduğumu düşünüp gözlerimi ovuşturdum. Çocukların okulun yanı sıra iş hayatına atılmalarının sosyal becerilerini, sorumluluk duygularını ve muhakeme yeteneklerini geliştirdiğini düşünüyorum. Çocuğum olmadan önce de mutlaka çocuğumu ilkokul yıllarında eczane, berber veya benzeri bir dükkânda çalıştırmayı ya da mutlaka bir tezgâh açtırıp bir şeyler sattırmayı düşünmüş ve konferanslarda da bunu önermiştim. Ne var ki, oğluma birkaç defa böyle işler yapmasını teklif ettiysem de hepsini reddetti. Ancak Amerika’da bulunduğumuz dönemde ünlü lego oyuncaklarının Türkiye’nin beşte biri fiyata satıldığını fark edince benden sermaye alıp bir miktar oyuncak aldı ve dönünce elektronik ticaret sitesi gittigidiyor.com adresinde satmaya başladı. 1990’larda benim hiç hayal etmediğim bir şekilde iş hayatının içine girmişti.

    Hayatımızdaki teknolojik ve algısal değişim gerçekten şaşırtıcı düzeyde. Yazının değişimle ilgili örneklerine devam etmeden 21. yüzyılda nasıl bir öğrenci arandığını paylaşmak isterim. Öncelikle iyimser ve motivasyonu yüksek öğrencilere ihtiyaç var. Çünkü iyi bir şeylerin yapılabileceğine inanmadığınız zaman harekete geçmiyorsunuz. Sıra dışı düşünen ve problemlere farklı yaklaşabilen insanlara ihtiyaç var. Çünkü uluslar artık hayal güçleri ve problem çözme becerilerine dayalı olarak dünyada sıralanıyor. Sorumluluk ve inisiyatif alan öğrenciler,  hayatlarına yön verebilme şansına sahip. Sorumsuz insanlar ne odalarını toplayabilir, ne ders çalışabilir, ne de yaşadıkları ülkeye katkıda bulunabilir. Dünyanın en başarılı insanları incelendiğinde hepsinin odaklandığı görülüyor. Kenan Sofuoğlu, motosiklet sporuna odaklanarak dünya şampiyonu oluyor. Sezen Aksu, politika değil, sadece şarkı yapıyor. Selçuk Erdem sadece karikatür çiziyor, Bahar Korçan moda yapıyor; örnekleri çoğaltmak mümkün.

    Kalıcı başarı için dürüstlük ve kişisel tutarlılık son derece önemli. Çünkü dürüst ve tutarlı olmayan insanlara güvenilmiyor. Bu arada merhamet etmek ve aynı zamanda problemleri çözmek empatiden geçiyor. Türkiye’deki şahane hayatlarımıza devam ederken dünyanın dört bir köşesinde açlık ve sefaletten sürünen insanlara empati duymazsak dünya aynı sıkıntıları yaşamaya devam eder. Artık çok iyi biliyoruz ki, dünyayı tek bir insan değiştirmiyor. Tek insanlar markalaşabilir ama arkalarında büyük bir ekip vardır. Thomas Edison’a da baksanız Acun Ilıcalı’ya da baksanız arkalarında dev bir ekip görürsünüz.

    Öğretmenlerimizin görevi, bu 7 karakter özelliğini çocuklarımıza kazandırmak. Ancak hemen akla gelen soru, acaba öğrencilerden önce öğretmenlerimiz bu karakter özelliklerine sahip mi? Konuşmam sırasında beni dinleyen yaklaşık 500 öğretmene bu soruyu yönelttim. Bu karakter özellikleri birer ders olsaydı, bir sınava girseydiniz, her bir dersten 10 üzerinden kaç alırdınız? İsterseniz siz de kendinizi bir sınayın: İyimserlik ve motivasyon; sıra dışı düşünme ve problem çözme; sorumluluk alma ve inisiyatif kullanma; odaklanma ve özdisiplin; dürüstlük ve tutarlılık; empati; takım çalışması ve işbirliği. Sanırım, birçok öğretmenin işe kendilerine bunları öğretmekle başlaması gerekiyor.

Melih Arat


15 Aralık 2012

Sistem - Windows 7 SP1'de Event ID 10 hatası

Yapılması gerekli adımlar şu şekildeymiş.

Event ID 10 is logged in the Application log after you install Service Pack 1 for Windows 7 or Windows Server 2008 R2
http://support.microsoft.com/default.aspx?scid=kb;en-US;2545227

Sistem - Windows 7'de Windows 7 Temel teması donuk, gri görünmesi ve seçilememesi

Windows 7 Temel veya Aero temaları donuk, gri ve seçilemiyor ise windowsun tema hizmetinde sorun var demektedir.


Kaynaklar:

Windows 7 Aero theme's “greyed out” - no found fix
http://superuser.com/questions/396580/windows-7-aero-themes-greyed-out-no-found-fix

How To Enable & Troubleshoot Aero Effects In Windows 7
http://www.makeuseof.com/tag/enable-troubleshoot-aero-effects-windows-7/

Windows 7 - Aero theme not working after reboot
http://www.sevenforums.com/themes-styles/151628-aero-theme-not-working-after-reboot.html

12 Aralık 2012

Telerik MVC Grid - Veri kaynağı Ajax ile bağlı Grid'deki ClientTemplate içinde koşullu gösterim

ClientTemplate içindeki kodlar client side tarafında javascript olarak çalıştırılmaktadır.

Örnek yazım şu şekilde oluyor:
Burada MasterId , canEnter ve canEnterText datasource'daki property'lerdir.


columns.Bound(r => r.MasterId)
                             .ClientTemplate(
                                "<# if(canEnter) { #>"
                                + Html.ActionLink("<#= canEnterText #>", "Index", "Steps", new { MasterId = "<#= MasterId #>" }, new { canEnter = "<#= canEnter #>" }).ToHtmlString()
                                +"<# } #>"
                                )
                             .Title("Action");



Kaynaklar:
http://www.telerik.com/community/forums/aspnet-mvc/grid/conditional-statements-inside-a-client-template.aspx
http://www.telerik.com/community/forums/aspnet-mvc/grid/columntemplate-inside-helper.aspx
http://mahaafifi.blogspot.com/2012/06/mvc-telerik-grid-conditional-client.html
http://stackoverflow.com/questions/9173809/extending-telerik-client-template-column-and-getting-the-values-passed-through
http://www.telerik.com/community/forums/aspnet-mvc/grid/conditianally-showing-content-of-a-clienttemplate.aspx
http://demos.telerik.com/aspnet-mvc/grid/templatesclientside


05 Aralık 2012

Telerik MVC Grid - Grid içinde kullanılan DrowDownList'de şu an kaydın değeri seçili olarak gösterme

Veri kaynağı ajax ile bağlanan Telerik MVC Grid'de
client tarafında javascript event'i içinde gerekli değeri dropdownlist'e atama yapmak gerekmektedir. Kendisi otomatik yapmaktadır. Şu anki kaydı kullandırmak adına ClientTemplate içinde Html.DropDownListFor kullanımına da izin vermektedir.


...
...

columns.Bound(r => r.LetterGrade).ClientTemplate(
                             Html.DropDownList(
                                "LetterGrade"
                                , new SelectList(Model.GradeSelectList, "Value", "Text", "<#= LetterGrade #>") // buradaki <#= LetterGrade #> tanımı nedense çalışmıyor, client event ile seçim sağlanıyor
                                , "Please Select..."
                                , new { studentID = "<#= StudentID#>", versionId = Model.VersionId, onchange = "UpdateGrade(this)", style = "width:120px;" }
                                ).ToHtmlString()
                                +
                                "<span id='spnUpdateGradeStatus'><span>"
                                ).Title("Letter Grade").Width(150);

...
...


Javascript fonksiyonu da şu şekilde olmalıdır:


<script>
    function UpdateGrade(currentObject) {
        //debugger;
        var currentValue = $(currentObject).val();
        alert(currentValue);
    }

    function OnRowDataBound(e) {
        $(e.row).find('#LetterGrade').val(e.dataItem['LetterGrade']);
    }

</script>

Kaynaklar:
http://jagadeesh7n.wordpress.com/2011/07/22/adding-dropdownlist-to-telerik-mvc-grid/