Google Analytics İzleme

12 Ağustos 2012

İş Hayatı - Şirketler iş mülakatını stres testi sanıyor


İş mülakatları sırasında bazı insan kaynakları çalışanlarının yargılayıcı ifadeler kullanması tepki çekiyor. GlobalCv Yönetim Kurulu Üyesi Ertan Kirik, mülakatı yapan kişinin sinir bozucu jest ve mimikleri nedeniyle adayların başarısız bir görüşme gerçekleştirdiğini belirterek, "Bir başka hata da adayın sabah aranıp öğlen görüşmeye çağrılması." dedi.
İş hayatına adım atmanın önemli unsurlarından iş mülakatını Türkiye'de şirketler çoğu zaman stres testi olarak algılıyor. İnsan kaynakları çalışanlarının ya da işe alan pozisyondaki kişilerin görüşme sırasında yargılayıcı ifadeler kullanması birçok zaman teknik bilgi ve yeterlilik arayışının önüne geçiyor. Mülakatı yapanın tepeden bakma eğilimi, sinir bozucu jest ve mimikler ise karşısında zaten heyecanla duran adayların başarısız bir görüşme gerçekleştirmesine sebep oluyor. Bu şekilde yapılan iş görüşmelerinin etik bir davranış olmadığı konusunda uyaran uzmanlar, yöneticilerin gelen adaylara karşı nezaketli olması durumunda potansiyellerini daha rahat ölçebileceğini söylüyor. Sağlıklı işe alım sürecinin en önemli etkeninin profesyonel bir iş görüşmesi olduğuna dikkat çeken GlobalCv Yönetim Kurulu üyelerinden Ertan Kirik, açık arayıcı olmak yerine tanımaya yönelik önyargısız sorular sorulmasını tavsiye ediyor.

Uzmanlar mülakat teknikleri arasında yeri olan stres mülakat tekniğinin adaydan karşılaşabileceği stresli durumlarda nasıl tepki vereceğini görmek konusunda bilgi almak için kullanıldığını belirtiyor. Ama Türkiye'de çoğu zaman bilinçsiz uygulanan bu tekniğin adayların sahip olduğu potansiyeli görmesine engel olduğuna dikkat çekiliyor. Kirik'e göre en çok yapılan hatalardan biri de görüşme saatlerine uyulmaması. "Adaylar zamanında çağrılmıyor. Ya da sabah aranıp öğlen gel deniliyor. Ya da İstanbul gibi bir şehrin bir ucundan diğer ucuna bir saatte gelmesi bekleniyor. Gelemeyince de görüşmeyi iptal ediyor." diyen Kirik, Türkiye'nin insan kaynakları konusunda geride olduğu değerlendirmesini yaptı.

Türkiye'de yaşanan yaygın problemlerden biri de iş yaşamı ile dünya görüşlerinin karıştırılması. İşverenlerin personel ararken memleket, dış görünüş gibi değerlendirmeler yaptığını söyleyen Kirik, "Avrupa ülkelerinde çalışan ve işverenin işe bakışı tamamen sonuç odaklı. Bizdeki gibi değil, çok daha profesyonel." dedi. Kirik, firmaların düştüğü en önemli yanlışlardan birini de, "Patron ve diğer yöneticiler kariyerinde ilerleyen bir çalışan için 'Bu bizim evin danasıdır, öküzü olmaz.' fikrinde. Bu kendini geliştirmeye açık bir çalışanı sınırlayabilecek bir tutum." şeklinde açıkladı. Firmalarda staja aldıklarına dosya getir götür işi yapan kişiler olarak baktıklarını, aynı kişiyi ilerde müdür pozisyonunda benimseyemediklerini kaydetti.

Gerçek staj mutlaka yapılmalı

Üniversite öğrencilerinin birçoğunun naylon diye tabir edilen sahte staj yapma yoluna başvurduğunu belirten Kirik, "Para ya da yemek vermiyor gibi ufak tefek şeyler yüzünden stajlar ihmal ediliyor. Biz diyoruz ki özellikle iyi firmaları seçin, getir götür de yapsa oraya girip kendini kabul ettirsin." dedi. Türkiye'de işe alımlarda kişisel ilişkilere çok önem verildiğini hatırlatan Kirik, hedeflenen yerlerle çeşitli sebeplerle aşinalık kazandıracak ilişkiler geliştirilmesini tavsiye ediyor. İş başvurularında iyi bir özgeçmiş (CV) hazırlamanın da profesyonel iş hayatında çok önemli olduğunu vurgulayan Kirik, "CV kişinin vitrinidir. Yapabilenler bir ajansa hazırlatabilir. En azından internette yer alan hazır şablonlardan yararlanılmalı." tavsiyesinde bulundu.

Alıntıdır.

Hiç yorum yok: