Yemek Sepeti'nin ses getiren satışının ardından konuşan CEO Nevzat Aydın milyonlarca çalışanı kıskandıracak bir detayı ilk kez paylaştı.
Türkiye'nin en büyük online yemek siparişi sitesi olan Yemeksepeti'ni geçtiğimiz aylarda 589 milyon dolara Almanlar'a satan Nevzat Aydın, payına düşen paranın 27 milyon dolarını çalışanlarına dağıtmış.
2001 yılında kurduğu ve Türkiye'nin ilk garaj şirketlerinden biri olan Yemeksepeti'ni Delivery Hero'ya 589 milyon dolara (1 milyar 596 milyon TL) satan CEO Nevzat Aydın, bu satış ile Türkiye tarihinin en büyük internet satın alımına da imza attı.
Satış sonrası Hürriyet'ten Ayşe Arman'a konuşan Nevzat Aydın, milyonlarca çalışanı kıskandıracak bir detayı da paylaştı.
Arman'ın "Bu paranın hepsi benim olsaydı!" dediğiniz olmadı mı? şeklindeki soruya ''Hayır. Tam tersi, kazandığımız paranın 27 milyon dolarını, 114 çalışanımızla paylaştık.'' diyen Aydın, bu açıklama üzerine gelen sorulara ise şu şekilde cevap verdi.
-Ciddi misiniz?
-Hem de çok. Kötü örnek olduk başka patronlara. Bizden nefret edecekler. Ama durum bu. Hiçbir sözümüz, yükümlülüğümüz olmamasına rağmen, şirketin bu satıştan elde ettiği paranın 27 milyon dolarını çalışanlarla paylaşıyoruz.
-Alan şirket mi veriyor bu parayı? Siz, kendi kazandığınızı mı paylaşıyorsunuz?
-Kendi kazandığımızı dağıtıyoruz. Vergisi ödenmiş bir şekilde. Bu, Türkiye'de bir ilk bu arada.
-Neden böyle bir şey yapıyorsunuz?
-Çünkü ortada bir başarı varsa, bunu hep beraber gerçekleştirdik.
-Peki "Arkadaşlar sizlere, 27 milyon doları prim olarak paylaştıracağız!" dediğinizde naptı insanlar, nasıl tepki gösterdiler?
-Ağlayanlar, mektup yazanlar, çığlık atanlar... Duygulu şeyler yaşandı tabii. Çünkü insanların hayatını etkiliyorsunuz. İnsanlar ev alabiliyor, araba alabiliyor. Öbür türlü 3-5 bin lirayla ya da 7 bin lira maaşla, hayat boyu yapamayacakları bir- takım şeyleri, bu kadar yüksek rakamlarla bir anda gerçekleştirebiliyor. İyi bir şey.
Keşke daha fazla verebilsek...
Alıntı:
http://finans.mynet.com/haber/detay/ekonomi/turk-isadami-calisanlarina-27-milyon-dolar-dagitti/102460
C#, .NET, .Net Core
ASP.NET MVC, ASP.NET Web Forms, ASP.NET Core
HTML 5, CSS 3, Javascript, jQuery, Bootstrap
Entity Framework, NHibernate, Dapper
Sql Server, MySql, Oracle
Windows Server, Ubuntu, Debian, Pardus
Xamarin Forms, Android Studio
--- The future of the open web platform is looking very bright!
--- .NET is a free, cross-platform, open source developer platform for building any app.
Google Analytics İzleme
27 Temmuz 2015
20 Temmuz 2015
SQL Server Replikasyon - stored procedure güncellemelerinde oluşan hatayı giderme
Sql server'da replikasyona eklenmiş stored procedure, daha sonra güncellendiğinde replikasyonu durdurmaktadır.
Güncelleme yapılan sql sp scripti replikasyon hata ekranında veya hata tablosundan tespit edip, replike olacak komutlar tablosundan sildiğimizde replikasyon devam edecektir.
Replikasyon hatalarını tablodan bakma:
select * From MSrepl_errors order by id desc
Replikasyon yapılacak sql komutları tablosundan bakma ve silme:
select * from MSrepl_commands where command_id in (1,2,3,4,5,6,7,8,9,10,11,12,13,14,15) and xact_seqno=0x000D3BFC0001695F0001
-- delete from MSrepl_commands where command_id in (1,2,3,4,5,6,7,8,9,10,11,12,13,14,15) and xact_seqno=0x000D3BFC0001695F0001
Güncelleme yapılan sql sp scripti replikasyon hata ekranında veya hata tablosundan tespit edip, replike olacak komutlar tablosundan sildiğimizde replikasyon devam edecektir.
Replikasyon hatalarını tablodan bakma:
select * From MSrepl_errors order by id desc
Replikasyon yapılacak sql komutları tablosundan bakma ve silme:
select * from MSrepl_commands where command_id in (1,2,3,4,5,6,7,8,9,10,11,12,13,14,15) and xact_seqno=0x000D3BFC0001695F0001
-- delete from MSrepl_commands where command_id in (1,2,3,4,5,6,7,8,9,10,11,12,13,14,15) and xact_seqno=0x000D3BFC0001695F0001
Ayrıca Replikasyon monitor ekranında hata mesajında sıra numarası tespiti:
Command attempted:
if @@trancount > 0 rollback tran
(Transaction sequence number: 0x000D3BFC0001695F000100000000, Command ID: 1)
Diğer bir yöntemle hataya neden olan alter sql sp scriptine bakma:
sp_browsereplcmds @xact_seqno_start = '0x000D3BFC0001695F000100000000',
@xact_seqno_end = '0x000D3BFC0001695F000100000000'
Kaynak:
Transactions waiting to be replicated to Subscription Database (Transactional Replication):
21 Nisan 2015
Asp.net - Gridview'deki hücrede bulunan br html etiketinin excel çıkış sorunu
Gridview kontrolünde kolon hücresinde; <br /> etiketi var ise ve grid'in html render'ından excel dosyası oluşturulup, bu dosya office excel uygulaması ile açıldığı vakit yeni satır oluşmasına neden olmaktadır.
Bunu engellemek için br etiketine aşağıdaki gibi excel css stil tanımı eklenmelidir.
<br style="mso-data-placement:same-cell;" />
Kaynaklar:
http://www.bennadel.com/blog/1095-maintaining-line-breaks-in-an-html-excel-file.htm
http://forums.devshed.com/coldfusion-development-84/html-br-generates-multiple-rows-excel-118396.html
http://www.codepal.co.uk/show/Line_breaks_lost_and_br_tags_show_when_exporting_to_Excel_file
Bunu engellemek için br etiketine aşağıdaki gibi excel css stil tanımı eklenmelidir.
<br style="mso-data-placement:same-cell;" />
Kaynaklar:
http://www.bennadel.com/blog/1095-maintaining-line-breaks-in-an-html-excel-file.htm
http://forums.devshed.com/coldfusion-development-84/html-br-generates-multiple-rows-excel-118396.html
http://www.codepal.co.uk/show/Line_breaks_lost_and_br_tags_show_when_exporting_to_Excel_file
11 Mart 2015
Asp.net - GridView ve DataGrid kontrollerinde edit modunda DropDownList'de seçim yaptırma
.aspx sayfasında inline kod yazımı ile GridView ve DataGrid kontrollerinde edit modunda DropDownList'de kaydın kolonundaki değere göre seçim yaptırabilmek için DropDownList kontrolünün SelectedValue niteliğine atama yaparak sağlayabiliriz.
Örnek:
...
Kaynak:
https://msdn.microsoft.com/en-us/library/vstudio/ms178294(v=vs.100).aspx
Örnek:
...
<asp:GridView ID="GridView1" runat="server" AutoGenerateColumns="False" DataKeyNames="EmployeeID" DataSourceID="SqlDataSource1"> <Columns> <asp:CommandField ShowEditButton="True" /> <asp:BoundField DataField="EmployeeID" HeaderText="EmployeeID" InsertVisible="False" ReadOnly="True" SortExpression="EmployeeID" /> <asp:BoundField DataField="LastName" HeaderText="LastName" SortExpression="LastName" /> <asp:BoundField DataField="FirstName" HeaderText="FirstName" SortExpression="FirstName" /> <asp:BoundField DataField="HireDate" HeaderText="HireDate" SortExpression="HireDate" /> <asp:TemplateField HeaderText="City" SortExpression="City"> <EditItemTemplate> <asp:DropDownList ID="DropDownList1" runat="server" DataSourceID="SqlDataSource2" DataTextField="City" DataValueField="City" SelectedValue='<%# Bind("City") %>'> </asp:DropDownList> </EditItemTemplate> <ItemTemplate> <asp:Label ID="Label1" runat="server" Text='<%# Bind("City") %>'></asp:Label> </ItemTemplate> </asp:TemplateField> </Columns> </asp:GridView>...
Kaynak:
https://msdn.microsoft.com/en-us/library/vstudio/ms178294(v=vs.100).aspx
29 Ocak 2015
Sektörel - Türkiye 2015'de bilişim ve iletişim pazarına 27 milyar dolar harcayacak
Büyük veri, bulut, sosyal iş ve mobilite gibi teknolojiler sayesinde Türkiye'deki kurumların geçirdiği dönüşüme dikkat çeken IDC Türkiye Ülke Müdürü Nevin Çizmecioğulları, bu dönüşüm ile bilgi ve iletişim teknolojilerine 2015'te 27 milyar dolar harcama yapılmasını beklediklerini söyledi.
IDC Türkiye'nin 2015 tahminlerine göre, tüketici segmenti donanım harcamalarındaki düşüş sebebiyle pazardaki toplam büyümenin yavaşlayarak yıllık yüzde 3,1 gerçekleşmesi öngörülüyor.
Microsoft Türkiye'nin ev sahipliğinde IDC Türkiye yetkilileri, Türkiye Bilişim ve İletişim teknolojileri sektörüne dair 2015 tahminlerini paylaştı. Etkinlikte konuşma yapan IDC Türkiye Ülke Müdürü Nevin Çizmecioğulları, 2015'teki yazılım ve servislerdeki büyüme oranlarına değindi. Çizmecioğulları, "2015 genel seçimlerinden sonra hızlanacak olan kurumsal harcamalar, tüketici harcamalarının önüne geçecek. Yazılım ve servisler, 2015 yılının ikinci yarısında gerçekleşmesi beklenen dönüşüm projeleriyle birlikte yüzde 7,1 ve yüzde 6,4 gibi büyüme oranlarıyla en yüksek performans gösteren teknoloji kategorileri olacak." dedi.
Nevin Çizmecioğulları, 2015'te kurumların ve kullanıcıların hayatında daha fazla yer edecek olan mobiliteye dair şu ifadelere yer verdi:
"2015'te çalışanlar tarafından şirket verilerine ve uygulamalarına uzaktan erişim için kullanılan kurumsal mobil cihazların sayısı artacak. Bu artış, BT ortamını değiştirmeye devam edecek ve şirketleri idari, güvenlik ve gizlilik açısından düzenlemeler getiren resmi mobil politikalar uygulamaya yöneltecek. Mobil uygulamalar, cihaz güvenliği ve mobil cihaz yönetimi uygulamalarında pazardaki farkındalığın artmasıyla daha hızlı benimsenme öngörüyoruz. Belli sektörlerde kapsamlı mobil strateji uygulamalarının bir parçası olarak mobil cihaz yönetimi, mobil kimlik ve erişim yönetimi tarafında büyük ölçekli yatırımlar bekliyoruz."
"HER YIL BULUT TABANLI TEKNOLOJİLERE 10 MİLYAR DOLARA YAKIN YATIRIM YAPIYORUZ"
Microsoft Türkiye Kurumsal Müşterilerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Murat Yılmaz da Microsoft Türkiye olarak sektöre dair hedeflerini ve oluşturacakları katma değerden söz etti. Yılmaz, şunları dile getirdi:
"Bilişim sektörü bugün gelişmiş pazarlarda iktisadi kalkınmanın itici gücü olarak öne çıkıyor, sektör toplam istihdamın yüzde 30'unu oluşturuyor, yılda 2 trilyon doların üzerinde tüketim hacmi ile ekonomik gelişimi tetikliyor. Cep telefonlarından sonra teknoloji dünyasında en hızlı büyümenin yazılım ekonomisinde gerçekleştiğini görüyoruz. Burada bizim 4 ana trend olarak nitelendirdiğimiz mobilite, sosyal ağlar, büyük veri ve bulut bilişim önemli rol oynuyor. Nitekim yazılım sektörüne baktığımızda yeni uygulamaların yüzde 90'ının bulut teknolojierine yönelik geliştirildiğini görüyoruz. Microsoft bulut bilişimi ile tanışan kurumlar esnek, güvenilir, ihtiyaca özel çözümlerden faydalanıyor. Bugün Çin dahil 141 ülkede, 4 kıtada 19 veri merkezi ile 1 milyardan fazla kullanıcıya ve 20 milyondan fazla şirkete hizmet veriyoruz, her yıl bulut tabanlı teknolojilere 10 milyar dolara yakın yatırım yapıyoruz. "
IDC 2015 Türkiye bilişim ve iletişim pazarı yönelik tahminler ise şöyle:
"2015 yılında Türkiye bilişim ve iletişim pazar harcamaları büyümesi, tüketici donanım harcamalarındaki yavaşlama nedeniyle yüzde 3,1'e düşecek. Servis sağlayıcılar tarafından veri merkezi alanında yatırımlar gerçekleşecek. Üçüncü platformu kullanan sektörlerin ilk örnekleri dikkat çekecek ve benzer yatırımlara öncülük edecek. Tüketici segmentindeki mobilite cihaz bakımından doyuma yaklaşacak, şirketler ise mobilitede daha üst seviye startejilere yönelecek. Kısıtlı BT bütçeleri ve yatırımın geri dönüşünün hesaplanma zorluğu nedeniyle daha geniş kapsamlı büyük veri uygulamaları seçili proje örnekleriyle sınırlı kalacak. Telekom şirketleri başlatılan yeni projeler ile akıllı şehir projelerinde önde gelen sağlayıcılar olmaya devam edecek. 2015 sonu ve 2016 yılı boyunca iş kiritik, hyperscale sunucular Türkiye sunucu pazarında oyunu değiştirici bir rol oynuyor olacak. SDN (Yazılım Tanımlı Ağ) pazarı, veri merkezi ve mobil ağ yatırımlarıyla büyüyecek. Türkiye'deki genel bulut harcamalarındaki büyümenin yüzde 70'i çokuluslu sağlayıcılar tarafından yönlendiriliyor olacak. Kamu ve özel sektörde artan farkındalık ile yeni nesil tehdit koruma çözümlerine olan talep artacak."
Alıntı:
http://www.zaman.com.tr/ekonomi_turkiye-2015de-bilisim-ve-iletisim-pazarina-27-milyar-dolar-harcayacak_2274080.html
IDC Türkiye'nin 2015 tahminlerine göre, tüketici segmenti donanım harcamalarındaki düşüş sebebiyle pazardaki toplam büyümenin yavaşlayarak yıllık yüzde 3,1 gerçekleşmesi öngörülüyor.
Microsoft Türkiye'nin ev sahipliğinde IDC Türkiye yetkilileri, Türkiye Bilişim ve İletişim teknolojileri sektörüne dair 2015 tahminlerini paylaştı. Etkinlikte konuşma yapan IDC Türkiye Ülke Müdürü Nevin Çizmecioğulları, 2015'teki yazılım ve servislerdeki büyüme oranlarına değindi. Çizmecioğulları, "2015 genel seçimlerinden sonra hızlanacak olan kurumsal harcamalar, tüketici harcamalarının önüne geçecek. Yazılım ve servisler, 2015 yılının ikinci yarısında gerçekleşmesi beklenen dönüşüm projeleriyle birlikte yüzde 7,1 ve yüzde 6,4 gibi büyüme oranlarıyla en yüksek performans gösteren teknoloji kategorileri olacak." dedi.
Nevin Çizmecioğulları, 2015'te kurumların ve kullanıcıların hayatında daha fazla yer edecek olan mobiliteye dair şu ifadelere yer verdi:
"2015'te çalışanlar tarafından şirket verilerine ve uygulamalarına uzaktan erişim için kullanılan kurumsal mobil cihazların sayısı artacak. Bu artış, BT ortamını değiştirmeye devam edecek ve şirketleri idari, güvenlik ve gizlilik açısından düzenlemeler getiren resmi mobil politikalar uygulamaya yöneltecek. Mobil uygulamalar, cihaz güvenliği ve mobil cihaz yönetimi uygulamalarında pazardaki farkındalığın artmasıyla daha hızlı benimsenme öngörüyoruz. Belli sektörlerde kapsamlı mobil strateji uygulamalarının bir parçası olarak mobil cihaz yönetimi, mobil kimlik ve erişim yönetimi tarafında büyük ölçekli yatırımlar bekliyoruz."
"HER YIL BULUT TABANLI TEKNOLOJİLERE 10 MİLYAR DOLARA YAKIN YATIRIM YAPIYORUZ"
Microsoft Türkiye Kurumsal Müşterilerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Murat Yılmaz da Microsoft Türkiye olarak sektöre dair hedeflerini ve oluşturacakları katma değerden söz etti. Yılmaz, şunları dile getirdi:
"Bilişim sektörü bugün gelişmiş pazarlarda iktisadi kalkınmanın itici gücü olarak öne çıkıyor, sektör toplam istihdamın yüzde 30'unu oluşturuyor, yılda 2 trilyon doların üzerinde tüketim hacmi ile ekonomik gelişimi tetikliyor. Cep telefonlarından sonra teknoloji dünyasında en hızlı büyümenin yazılım ekonomisinde gerçekleştiğini görüyoruz. Burada bizim 4 ana trend olarak nitelendirdiğimiz mobilite, sosyal ağlar, büyük veri ve bulut bilişim önemli rol oynuyor. Nitekim yazılım sektörüne baktığımızda yeni uygulamaların yüzde 90'ının bulut teknolojierine yönelik geliştirildiğini görüyoruz. Microsoft bulut bilişimi ile tanışan kurumlar esnek, güvenilir, ihtiyaca özel çözümlerden faydalanıyor. Bugün Çin dahil 141 ülkede, 4 kıtada 19 veri merkezi ile 1 milyardan fazla kullanıcıya ve 20 milyondan fazla şirkete hizmet veriyoruz, her yıl bulut tabanlı teknolojilere 10 milyar dolara yakın yatırım yapıyoruz. "
IDC 2015 Türkiye bilişim ve iletişim pazarı yönelik tahminler ise şöyle:
"2015 yılında Türkiye bilişim ve iletişim pazar harcamaları büyümesi, tüketici donanım harcamalarındaki yavaşlama nedeniyle yüzde 3,1'e düşecek. Servis sağlayıcılar tarafından veri merkezi alanında yatırımlar gerçekleşecek. Üçüncü platformu kullanan sektörlerin ilk örnekleri dikkat çekecek ve benzer yatırımlara öncülük edecek. Tüketici segmentindeki mobilite cihaz bakımından doyuma yaklaşacak, şirketler ise mobilitede daha üst seviye startejilere yönelecek. Kısıtlı BT bütçeleri ve yatırımın geri dönüşünün hesaplanma zorluğu nedeniyle daha geniş kapsamlı büyük veri uygulamaları seçili proje örnekleriyle sınırlı kalacak. Telekom şirketleri başlatılan yeni projeler ile akıllı şehir projelerinde önde gelen sağlayıcılar olmaya devam edecek. 2015 sonu ve 2016 yılı boyunca iş kiritik, hyperscale sunucular Türkiye sunucu pazarında oyunu değiştirici bir rol oynuyor olacak. SDN (Yazılım Tanımlı Ağ) pazarı, veri merkezi ve mobil ağ yatırımlarıyla büyüyecek. Türkiye'deki genel bulut harcamalarındaki büyümenin yüzde 70'i çokuluslu sağlayıcılar tarafından yönlendiriliyor olacak. Kamu ve özel sektörde artan farkındalık ile yeni nesil tehdit koruma çözümlerine olan talep artacak."
Alıntı:
http://www.zaman.com.tr/ekonomi_turkiye-2015de-bilisim-ve-iletisim-pazarina-27-milyar-dolar-harcayacak_2274080.html
29 Kasım 2014
Sektörel - Köklü şirketler, değişime ayak uyduramıyor
Yapı Kredi’nin bankacılık sektörünün en iyi insan kaynağını yetiştirmek vizyonu ile kurduğu Yapı Kredi Bankacılık Akademisi’nin (YKBA) zirvesi bu yıl 5. kez düzenlendi.
Akademi Zirvesi’nin konuğu olan, dünyanın önde gelen düşünce liderlerinden, stratejist, akademisyen ve yazar Prof. Dr. Gary Hamel, hızla değişen ve gelişen dünyada kurumların bu değişime nasıl uyum sağlayabileceklerini anlattı. ‘Kurumlar değişim hızını nasıl yakalar?’ başlıklı bir konferans veren Prof. Dr. Gary Hamel, bilişim teknolojilerinin son yıllarda çok hızlı geliştiğini ve bu hızlı değişim karşısında kurumların orijinal yöntemlerle eski alışkanlıklarını bırakması gerektiğini vurguladı. Dünyanın değişim hızına, köklü firmalardan ziyade yeni kurulan asi şirketlerin daha çabuk ayak uydurduğunu belirten Hamel, “Bundan 10 yıl önce Dell, HP, Intel ve Microsoft gibi yerleşik kurumlar Wireless (kablosuz internet) fırsatını kaçırdı. Oysa bu şirketlerin çok fazla imkânı vardı ama değişim sadece buna bağlı değil. Mesela Whatsapp 400 milyon müşteriye sadece 4 yılda ulaşmıştı. Şimdi Whatsapp’ın da büyüme rakamları düşüyor.” şeklinde konuştu. “Geleceğin tahmin edilmesinde geçmişe gitgide daha az bakılan bir dünyada yaşıyoruz.” diyen Hamel, “Bu ortamda, her kuruluşun kendisine sorması gereken en önemli soru şu: Etrafımızdaki dünya kadar hızlı bir şekilde değişiyor muyuz? Bunun cevabı sıklıkla ‘hayır’dır. İşte bu yüzden de, birçok tepeden inme ‘değişim programı’ aslında gizli bir şekilde zamana ayak uydurma programıdır.” dedi. Zirvede konuşan Yapı Kredi CEO’su Faik Açıkalın ise 2008 yılında kurulan Yapı Kredi Bankacılık Akademisi’nin bankanın değişim kabiliyetinin en önemli göstergelerinden biri olduğunu kaydetti.
Alıntı:
http://www.zaman.com.tr/ekonomi_koklu-sirketler-degisime-ayak-uyduramiyor_2260902.html
Akademi Zirvesi’nin konuğu olan, dünyanın önde gelen düşünce liderlerinden, stratejist, akademisyen ve yazar Prof. Dr. Gary Hamel, hızla değişen ve gelişen dünyada kurumların bu değişime nasıl uyum sağlayabileceklerini anlattı. ‘Kurumlar değişim hızını nasıl yakalar?’ başlıklı bir konferans veren Prof. Dr. Gary Hamel, bilişim teknolojilerinin son yıllarda çok hızlı geliştiğini ve bu hızlı değişim karşısında kurumların orijinal yöntemlerle eski alışkanlıklarını bırakması gerektiğini vurguladı. Dünyanın değişim hızına, köklü firmalardan ziyade yeni kurulan asi şirketlerin daha çabuk ayak uydurduğunu belirten Hamel, “Bundan 10 yıl önce Dell, HP, Intel ve Microsoft gibi yerleşik kurumlar Wireless (kablosuz internet) fırsatını kaçırdı. Oysa bu şirketlerin çok fazla imkânı vardı ama değişim sadece buna bağlı değil. Mesela Whatsapp 400 milyon müşteriye sadece 4 yılda ulaşmıştı. Şimdi Whatsapp’ın da büyüme rakamları düşüyor.” şeklinde konuştu. “Geleceğin tahmin edilmesinde geçmişe gitgide daha az bakılan bir dünyada yaşıyoruz.” diyen Hamel, “Bu ortamda, her kuruluşun kendisine sorması gereken en önemli soru şu: Etrafımızdaki dünya kadar hızlı bir şekilde değişiyor muyuz? Bunun cevabı sıklıkla ‘hayır’dır. İşte bu yüzden de, birçok tepeden inme ‘değişim programı’ aslında gizli bir şekilde zamana ayak uydurma programıdır.” dedi. Zirvede konuşan Yapı Kredi CEO’su Faik Açıkalın ise 2008 yılında kurulan Yapı Kredi Bankacılık Akademisi’nin bankanın değişim kabiliyetinin en önemli göstergelerinden biri olduğunu kaydetti.
Alıntı:
http://www.zaman.com.tr/ekonomi_koklu-sirketler-degisime-ayak-uyduramiyor_2260902.html
29 Ekim 2014
Sektörel - Email çalışanların verimliliğini nasıl düşürür?
Her hangi bir yöneticiye verimliliklerini neyin öldürdüğünü sorun. İlk alacağınız cevaplardan birisi muhtemelen email kullanımı olacaktır. İlk zamanlar iletişimi ve verimliliği geliştirmek için ortaya çıkan bir araç olan email zamanla çalışanların zamanını tüketen bir araca dönüştü, yaygın kullanımı (kolay kullanımının bir yan etkisi olarak) bu aracın saflığını ortadan kaldırdı.
Halen neden mailler için etkin bir sanal kişisel yardımcı yani VPA yaratamamış olduğumuzu merak ediyorum. Eğer akıllı telefonum işe ne kadar sürede gideceğimi biliyor ve trafiğin etkisini ölçebiliyor olsaydı, cihazıma yüklü VPA takvimimi ayarlayıp gecikeceğim için benden önce özür mailleri ya da mesajları atabilirdi. Eğer telefonum nerede ve ne zaman rutin iş yemeklerimi yediğimi biliyor olsaydı benimle yemek yiyeceklerin telefonlarındaki VPA’lara email gönderebilir veya gerekli görüşmeleri ayarlayabilirdi. Eğer bir öğrenci yanlış hesaplandığını düşündüğü notunun tekrar değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorsa cihazımdaki VPA hesap çizelgemi kontrol edip yanıt verebilirdi.
Doğal dilleri işleme sistemleri ve bilgisayarlı dilbilim on yıllardır hayatımızda. Bu alandaki bilgilerimiz makinaların öğrenimi ve tahmini analizler ile birleştiğinde bu tarz bir VPA sisteminin temeli oluşabilir. Ancak benim bilgi temelli sistemleri doğrulama ve teyit etme konusundaki araştırma geçmişim maillerin çoğunun görevdeki kişilere rutin yollar ile gönderildiği gerçeğini bana hatırlatıyor.
—Robert Plant (@drrobertplant) Miami Üniversitesi’nde İşletme Fakültesi’nde yardım doçentlik yapmaktadır.
Alıntı:
http://www.wsj.com.tr/articles/SB10700330261767394000404580242360091881110
Halen neden mailler için etkin bir sanal kişisel yardımcı yani VPA yaratamamış olduğumuzu merak ediyorum. Eğer akıllı telefonum işe ne kadar sürede gideceğimi biliyor ve trafiğin etkisini ölçebiliyor olsaydı, cihazıma yüklü VPA takvimimi ayarlayıp gecikeceğim için benden önce özür mailleri ya da mesajları atabilirdi. Eğer telefonum nerede ve ne zaman rutin iş yemeklerimi yediğimi biliyor olsaydı benimle yemek yiyeceklerin telefonlarındaki VPA’lara email gönderebilir veya gerekli görüşmeleri ayarlayabilirdi. Eğer bir öğrenci yanlış hesaplandığını düşündüğü notunun tekrar değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorsa cihazımdaki VPA hesap çizelgemi kontrol edip yanıt verebilirdi.
Doğal dilleri işleme sistemleri ve bilgisayarlı dilbilim on yıllardır hayatımızda. Bu alandaki bilgilerimiz makinaların öğrenimi ve tahmini analizler ile birleştiğinde bu tarz bir VPA sisteminin temeli oluşabilir. Ancak benim bilgi temelli sistemleri doğrulama ve teyit etme konusundaki araştırma geçmişim maillerin çoğunun görevdeki kişilere rutin yollar ile gönderildiği gerçeğini bana hatırlatıyor.
—Robert Plant (@drrobertplant) Miami Üniversitesi’nde İşletme Fakültesi’nde yardım doçentlik yapmaktadır.
Alıntı:
http://www.wsj.com.tr/articles/SB10700330261767394000404580242360091881110
Sektörel - Çalışanlar neden bilgisayar kodlamasını öğrenmeli?
Çalışanlar için en önemli teknolojik yetenek kod yazmayı bilmek. Profesyonel olarak bu işi yapmayı planlamıyorsanız bile tasarım yapabilmek ve program yazmak oldukça önemli. Kod yazmayı bilmiyorsanız bugünün dünyasında efektif olarak fonksiyon göstermeniz imkansız.
Hayatlarını kazanmak içn bu işi yapan kişilerle kaçınılmaz şekilde karşılaşacaksınız. Bu nedenle de bu kişilerle efektif olarak iletişim kurmanız gerekecek. İşinizin bir parçası olarak bilgisayarla çalışacaksınız, bu nedenle de bilgisayarların nasıl çalıştığını anlamanız ve kullandığınız yazılımın nasıl çalıştığını bilmeniz gerekiyor. Kullandığınız bilgilerin birçoğunu internetten edineceksiniz. Bu nedenle “404 not found” ya da “500 internal server error” mesajlarını gördüğünüzde neyin yanlış gittiğini bilmeniz faydalı olacaktır.
Bunun yanı sıra kod yazmayı öğrenmek işinizi korumak ya da bir işe girmek konularında da son derece faydalı. “Yazılım geliştiriciler” gelecek on yıl içinde gelişmesi beklenen iş alanlarından da biri.
Yazılım profesyonellerinin yanı sıra yazılım amatörlerine de ihtiyacımız var. McKinsey & Co., yalnızca ABD’de 1.5 milyon amatöre ihtiyaç olacağı öngörüsünde bulunmuştu.
Okulu bıraktıysanız bile geç değil. Temel seviyede kod yazmayı öğrenmek için kullanabileceğiniz çok sayıda kaynak var.
Kod yazmayı öğrenirseniz 21. yüzyılda yaşamayı da öğrenmiş olacaksınız.
—Tom Davenport Babson College profesörlerinden biridir.
Alıntı:
http://www.wsj.com.tr/articles/SB10700330261767394000404580242370290120864
Hayatlarını kazanmak içn bu işi yapan kişilerle kaçınılmaz şekilde karşılaşacaksınız. Bu nedenle de bu kişilerle efektif olarak iletişim kurmanız gerekecek. İşinizin bir parçası olarak bilgisayarla çalışacaksınız, bu nedenle de bilgisayarların nasıl çalıştığını anlamanız ve kullandığınız yazılımın nasıl çalıştığını bilmeniz gerekiyor. Kullandığınız bilgilerin birçoğunu internetten edineceksiniz. Bu nedenle “404 not found” ya da “500 internal server error” mesajlarını gördüğünüzde neyin yanlış gittiğini bilmeniz faydalı olacaktır.
Bunun yanı sıra kod yazmayı öğrenmek işinizi korumak ya da bir işe girmek konularında da son derece faydalı. “Yazılım geliştiriciler” gelecek on yıl içinde gelişmesi beklenen iş alanlarından da biri.
Yazılım profesyonellerinin yanı sıra yazılım amatörlerine de ihtiyacımız var. McKinsey & Co., yalnızca ABD’de 1.5 milyon amatöre ihtiyaç olacağı öngörüsünde bulunmuştu.
Okulu bıraktıysanız bile geç değil. Temel seviyede kod yazmayı öğrenmek için kullanabileceğiniz çok sayıda kaynak var.
Kod yazmayı öğrenirseniz 21. yüzyılda yaşamayı da öğrenmiş olacaksınız.
—Tom Davenport Babson College profesörlerinden biridir.
Alıntı:
http://www.wsj.com.tr/articles/SB10700330261767394000404580242370290120864
18 Ekim 2014
Sektörel - Bilgi sermayesinde döngü süresi
2000’li yılların ilk yarısında Nokia en beğenilen ve en çok kullanılan cep telefonu markalarından biri iken, mevcut durumda Apple ve Android platformunda çalışan telefonların yanında ağırlığı artık kalmadı. ‘Eski ekonominin’ sektörlerinde bir şirketin 5-10 senelik bir sürede sektörün zirvelerinden bu kadar hızlı aşağıya düşmesine bu kadar sık rastlanmıyor. Yenilik faaliyetlerine dayalı ‘yeni ekonomi’ sektörlerinde, hızlı düşüşler artık olağan karşılanıyor. Yeni ekonomi içinde, yenilik üreten şirketler 'yenilik içeren' ürünler ile rekabet edebiliyor. Bunun sonucunda, bu sektörlerde şirket değerinin önemli bir kısmı, fiziki üretim tesisleri, binalar ve arsalardan gelmiyor. Üretilen yeni bilgi ve bu bilgilerden oluşan teknoloji, patent ve marka değerleri, hızlı değişen ve dinamik pazar koşullarında rekabet avantajı sağlayan tanıtım ve pazarlama stratejileri ve organizasyonel yönetim bilgileri artık şirket değerini büyük oranda belirliyor. Kısaca, yeniliğe dayalı sektörlerde, şirketleri ayakta tutan unsur şirketin ürettiği bilgi sermayesi oluyor. Bu tür sermayeye sahip şirketlerde, tepede kalabilmek için, sürekli ve yüksek miktarlarda yeni bilgi yatırımının yapılması gerekiyor.
Ekonomik üretimde kullanılan tüm varlıklar belli bir hızda aşınıyor ve değerini kaybediyor. Yeni ekonomi içinde, fiziki aşınmanın ötesinde, teknolojinin 'demode' olması ve yeni bilgi ve teknolojiler karşısında rekabet şansını kaybetmesi şirket değerini hızlı düşürüyor. Bina, makine ve taşıtların değerleri, genelde 5 ile 50 sene arasında değişen sürelerde sıfırlanıyor. Ancak teknolojik ürün ve bilgi sermayesi varlıklarında bu süre çok daha hızlı gerçekleşiyor.
Yenilik içeren bir üründe, teknoloji geliştirme ve Ar-Ge faaliyetleri sürecinin başından, ekonomik olarak üreticisine kâr sağladığı sürenin sonuna kadar olan geçen dönem, ‘teknoloji hayat döngüsü’ (technology life cycle, TLC) olarak tanımlanıyor. Teknolojinin hızlı ilerlemesi ve teknolojik bilgi ve ürünlerin süratli bir şekilde ‘demode’ olması teknoloji hayat döngüsünü kısaltıyor. Nokia’nın bu yarışta geri kalması, kısalan teknoloji hayat döngüsü içinde, Apple ve Android platformundaki şirketlerin getirdikleri yenilik içeren ürünler ile rekabet edememesinden kaynaklanıyor. Kısalan teknoloji hayat döngüsü, Nokia gibi döngüyü yakalayamayan teknoloji şirketlerinin rekabet sahnesinden silinmesine neden oluyor. Yeni ekonomide ayakta kalmak eski ekonomiye göre artık daha zor olacak!
Alıntı:
http://www.radikal.com.tr/yazarlar/metin_ercan/bilgi_sermayesinde_dongu_suresi-1219539
Mobil uygulamalarda en çok yapılan 10 güvenlik hatası
Güvenlik, bir çok uygulama geliştiricinin özellikle zaman baskısı nedeniyle önceliklendirmediği bir konudur. Proje planlarında hak ettiği yeri almaz. Diğer yandan proje ekiplerinde güvenlikten sorumlu bir birim olmadığı müddetce de sahipsizdir, geliştiricinin insiyatifine kalmış durumdadır.
Güvenlik ve Kullanışlılık (Usability) genelde ters orantılıdır. Güvenliği çok arttırılmış uygulamalarda kullanışlılık (süreçler, performans, akışlar) düştüğü için özellikle müşteri birimleri tarafından önceliklendirilmeyebilir.
Esasında birşeyler patlayana kadar kimse güvenlik ile ilgili kaygılarını dile getirmez. Bir çok kurumda uygulamalar güvenlik testlerine (Application Security Test) girmediği için de bu sorunlar ancak bir “hacking” durumunda masaya yatırılır.
Güvenlik alanında özellikle ‘Hybrid Framework’lerde ortaya çıkan riskler nedeniyle (DOM Payload, Scripting Engin Scope vs..) ‘Native Framework’leri tavsiye ettiğimizi de söylemeliyim.
Alıntı:
http://webrazzi.com/2014/10/17/mobil-uygulamalarda-en-cok-yapilan-10-guvenlik-hatasi/
Güvenlik ve Kullanışlılık (Usability) genelde ters orantılıdır. Güvenliği çok arttırılmış uygulamalarda kullanışlılık (süreçler, performans, akışlar) düştüğü için özellikle müşteri birimleri tarafından önceliklendirilmeyebilir.
Esasında birşeyler patlayana kadar kimse güvenlik ile ilgili kaygılarını dile getirmez. Bir çok kurumda uygulamalar güvenlik testlerine (Application Security Test) girmediği için de bu sorunlar ancak bir “hacking” durumunda masaya yatırılır.
İşte mobil uygulama geliştirirken en sık yapılan 10 hata;
Hiç bir uygulama yüzde 100 güvenli değildir prensibinden yola çıkarak amacımız uygulamamızı basit dokunuşlar ile diğer uygulamalara oranla daha güvenli hale getirerek hacker’ın, bizim uygulamamız yerine diğerlerini tercih etmesini sağlamak.
Hiç bir uygulama yüzde 100 güvenli değildir prensibinden yola çıkarak amacımız uygulamamızı basit dokunuşlar ile diğer uygulamalara oranla daha güvenli hale getirerek hacker’ın, bizim uygulamamız yerine diğerlerini tercih etmesini sağlamak.
- Veri Saklama Biçimi: Öncelikle uygulama çalışırken (Runtime da) hassas bilgi mümkün mertebe cihazda kayıt edilmemeli. Veri çalışma anında işlenip, uygulama kapatıldığında yok edilmelidir. Yine de saklanması gereken veriler olması durumunda bu veriler şifrelenerek dökümanlar klasöründe saklanmalıdır. Şifreler ise iOS ta KeyChain, Android de ise KeyStore da tutulmalıdır.
- Önyüz Girdi Kontrollerinin Yapılmaması: Mobil uygulama ve diğer önyüz programlamada girdi alanlarının kontrol edilmemesi güvenlik ve veri biçimlemesi açısından sıkıntı yaratır. Mesela Numeric alanlara Alfanumeric girdi izni verilmesi, formatlı kontrollerde verinin maskelenmeden alınması, riskli karakterlerin <>` ” ()|# veri alanlarında kontrol edilmemesi gibi..
- Sunucu Tabanlı Kontroller: Uygulama en temelde bir önyüzdür. Bilginin saklandığı ve yönetildiği merkez sunucu tarafıdır. Sunucu tarafı mobil uygulamadan bağımsız olarak tüm kanallardan (mobil, web vs..)gelen bilginin güvenliği ve biçimi kontrol edilmelidir.
- SSL: Hassas veri iletişiminde mutlaka HTTPS kullanılmalıdır. Cihazın kendi SSL sertifika listesi (Certificate Store) yerine, uygulama içerisine eklenmiş hedef sunucu ile uyumlu sertifika kullanılmalıdır.
- Obfuscation: Android uygulamalarda geliştirilen uygulamanın yayınlanmadan önce Obfuscation dan geçirilmesi önemlidir. Yine uygulama içerisinde bir scripting dosyası kullanılıyorsa o dosyalarında ayrıca Obfucation dan geçirilmesi gerekir.
- Açıklama Satırları (Comment Line): Uygulamanın içerisine geliştiricilerin yazmış olduğu açıklama satırlarında verdikleri bilgiler ve bu bilgiler içerisine not aldıkları şifreler, anahtarlar daha sonra görülebilmektedir. Çok basit ve sık yapılan bir hatadır.
- Gereksiz Yetki (Permission): Android uygulamalarında yetki tablosu düzenlenirken, sadece ihtiyaç olanlar değerlendirilmeli. Kullanıcının telefon defteri gibi özel bilgilerine erişim mümkün mertebe verilmemeli.
- Şifreleme (Encryption): Şifreleme işleminde kullanılan şifre anahtarlarının yine uygulama içerisinde güvenli bölgede (Secure Storage) şifreli bir şekilde tutulmalıdır. Sonrasında kurulum dosyasının obfuscation dan geçirilmesi önemlidir. Özel durumlar dışında bu anahtarların çalışma anında sunucu üzerinden indirilmesi tavsiye edilen bir yöntem değildir.
- Kırılmış Cihazlar (Rooted/JailBreak): Kırılmış cihazlarda veri kaydetme biçiminde güvenlik sağlanamaz. Uygulamaların çalışacağı cihazın kırılmış olma durumu geliştirici tarafından kontrol edilebilir. Projenin akışlarına veya süreçlerine bağlı olarak bu risk değerlendirilmelidir.
- Uygulama Bütünlüğü (Application Tampering Protection): Geliştirmiş olduğumuz uygulamanın kurulum dosyası (APK, IPA) saldırganlar tarafından değiştirilerek, farklı marketlerde yeniden yayınlanabilmektedir. Bunu engellemek için sunucu üzerinden uygulamanın dosyaları kontrol edilebilir veya hazır çözümler değerlendirilebilir.
Güvenlik alanında özellikle ‘Hybrid Framework’lerde ortaya çıkan riskler nedeniyle (DOM Payload, Scripting Engin Scope vs..) ‘Native Framework’leri tavsiye ettiğimizi de söylemeliyim.
Alıntı:
http://webrazzi.com/2014/10/17/mobil-uygulamalarda-en-cok-yapilan-10-guvenlik-hatasi/
08 Ekim 2014
Sistem - AD hesabının kilitlenme nedenini bulma
Trace the source of a bad password and account lockout in AD
http://community.spiceworks.com/how_to/show/48758-trace-the-source-of-a-bad-password-and-account-lockout-in-ad
24 Eylül 2014
Bir BABA’nın hikâyesi...
Gerçek adı Ma Yun olan Jack Ma 1964 yılında Çin’de başkent Pekin’e 1300 km mesafedeki Hangzhou şehrinde dünyaya geldi. Geleneksel Çin müziği söyleyerek geçinen düşük gelirli bir anne-babanın üç çocuğundan biriydi. Matematikle arası iyi değildi ama İngilizceye meraklıydı.
“Amerika’nın Sesi” radyosunu dinleyip turistlere bedava rehberlik yaparak İngilizcesini ilerletti. Üniversite giriş sınavlarını 3. denemesinde kazanıp İngilizce öğretmenliği okudu. Mezun olunca ayda 15 $’a İngilizce öğretmenliği yapmaya başladı. Kendi tercümanlık şirketini kurdu. 1995 yılında bir Çinli şirketin tercümanlığını yapmak üzere gittiği ABD’de gördüğü internet hayatını değiştirdi. O dönemde henüz çok basit amaçlara hizmet eden internette Çin’le ilgili bir şey göremeyince kendisi bir şeyler yapmak istedi. Tek tek yurtdışında müşteri arayan Çinli şirketleri bulup iletişim bilgilerini topladı ve listeyi ABD’de internet hizmet sağlayıcısı tanıdıklarına gönderip China Pages ismiyle internete koydurttu. Şirkete 185 bin $ aktarıp büyüteceği sözüne güvenerek aynı kulvarda yarıştığı Telecom’la ortaklık yaptı ama kısa sürede şirketin kontrolünü kaybedip ayrıldı.
Jack Ma China Pages’i kaybetti ama internet üzerinden Çinli şirketleri dünyaya açmaya rüyasından vazgeçmedi. Birkaç yıl dış ticaret bakanlığında çalıştıktan sonra 1999 yılında yakın arkadaşları ve eski öğrencilerinden oluşan 17 kişiden toparladığı 60 bin $’la Çinli şirketlere internetten ürünlerini dünyaya satmalarını sağlayacak bir İngilizce alışveriş portalını kurdu. Portalın ismini hikâyesi ve filmi ile dünyada yaygın bilinen Ali Baba ve Kırk Haramiler’den seçti. (Resim) 2000’li yılların parlayan yıldızı Çin ekonomisi ile birlikte Alibaba da hızla büyüdü. Kurulduktan kısa bir süre sonra Goldman Sachs 5 milyon $, Japon Softbank 20 milyon $ ve 2005 yılında da Yahoo 1 milyar $ ile Alibaba’nın hissedarları oldu.
Bugün Alibaba Grubu 10 kadar irili ufaklı şirketten oluşuyor. Ama yıllık gelirinin hemen hepsi 3 tanesinden geliyor. Bunlardan Alibaba.com işyerinden işyerine, Taobao.com tüketiciden tüketiciye ve Tmall.com işyerinden tüketiciye amaca göre İngilizce ve/veya Çince satış yapılmasına imkân tanıyor. Alipay isimli bir başka şirketle de birçok kredi kartı ve para transfer sistemi kullanılarak ama en önemlisi satın alınan ürünler ele geçtiğinde ödeme yapılması şartı ile ödeme yapılabiliyor. Diğer bir deyişle, Alibaba grubu ABD’de Amazon, eBay ve PayPal ne yapıyorsa onu Çin’de yapıyor. Jack Ma ticaretin her yönünü kontrol ettiği bu ekosistemi çok önemsiyor. 2013 yılında bu ve diğer platformlardan 7 milyon işyerinin sattığı 800 milyon üründen elde ettiği satış geliri 250 milyar $. Bunun % 87’si Çin’de yapılan yerel ticaretten, % 9’u ise uluslararası ticaretten elde ediliyor. Alibaba bu kanallardan ağırlıklı reklam yoluyla para kazanıyor. Şirketlerin sitelerde ön plana çıkmalarını sağlayarak artan satışlarından pay alıyor. Yıllık 8 milyar $’lık gelirin 3,5 milyar $’ı net kâr olarak cebine kalıyor.
İşte bu şirket geçtiğimiz hafta halka arz edildi ve (ek satışla birlikte) dünyada bugüne kadar yapılan en büyük halka arz oldu. Hong Kong şirketin karmaşık yapısını beğenmeyince halka arz New York’ta yapıldı. Halka arzda şirketin % 13’ü satıldı (talep çok diye % 1,9 daha satılacak). 60-66 $ arası belirlenen halka arz fiyatı talep patlayınca 68 $’a çıkarıldı. Buna göre şirket toplam 21.8 milyar $’lık (ek satış dahil 25 milyar $’lık) bir hisse satışı yapmış olurken şirketin piyasa değeri 168 milyar $ oldu. Şirketin % 34’üne sahip Softbank hiç satış yapmadı. % 22’sine sahip Yahoo bunun dörtte birini, % 9’una sahip olan Jack Ma % 2,4’ünü satarak sırasıyla 8,3 milyar $ ve 3,2 milyar $ geliri ceplerine koydular.
“BABA” adıyla kote edilen hisse senedi ilk gün büyük bir işlem hacmi sonrasında 93,89 $’dan kapattı. Yani 68 $’dan alıp ilk gün bu fiyattan satabilenler bir günde % 38 kazanmış oldular. Bu fiyattan şirketin piyasa değeri de 231 milyar $’a çıktı. Bu durumda Alibaba Group, Amazon, e-bay (ve sahibi olduğu PayPal) şirketlerinin 218 milyar $ olan toplam piyasa değerinin üzerine çıkmış oldu. (Grafik)
Bundan sonra?
Alibaba’nın sadece kâr marjı değil, büyümesi de gayet iyi. İşlem sayısı ve gelirleri yıllık % 50 hızda artıyor. Çin ekonomisi hızlı büyümeye devam ettiği sürece Alibaba da bundan faydalanacak çünkü Çin’deki on-line alışverişin % 80’ini gerçekleştiren Alibaba aslında teknolojiden önce Çin’e yatırım demek. 2008 yılında 300 milyon internet kullanıcısı olan 1,4 milyar nüfuslu Çin’de bugün 650 milyona yakın kullanıcı var ve 2015’te bu sayının 850 milyona ulaşması bekleniyor. Bu potansiyele karşı çıkmak mümkün değil ama belki rekabet işini zorlaştırabilir. Alibaba, Amazon gibi kendi malını kendi kontrol ettiği dağıtım üzerinden satmıyor. İleride dağıtım kanalını kontrol eden rekabete karşı zorlanabilir. 1 yıl içinde Alibaba’nın platformlarında payı % 12’den % 30’a çıkan mobil alışveriş Alibaba için çok değerli. Ve burada da çok güçlü bir rekabet var. Çin’in internet arama motoru Baido’nun O2O’su, Tencent’in Amazon modeliyle çalışan JD’si ve WeChat isimli şirketler bu alanı sahiplenmeye çalışıyorlar. Ama sonuçta Jack Ma da boş durmayacak. Çoktan bu alanda iki şirketi satın aldı bile.

Alıntı:
http://www.zaman.com.tr/ekonomi/bir-babanin-hikayesi_2246264.html
“Amerika’nın Sesi” radyosunu dinleyip turistlere bedava rehberlik yaparak İngilizcesini ilerletti. Üniversite giriş sınavlarını 3. denemesinde kazanıp İngilizce öğretmenliği okudu. Mezun olunca ayda 15 $’a İngilizce öğretmenliği yapmaya başladı. Kendi tercümanlık şirketini kurdu. 1995 yılında bir Çinli şirketin tercümanlığını yapmak üzere gittiği ABD’de gördüğü internet hayatını değiştirdi. O dönemde henüz çok basit amaçlara hizmet eden internette Çin’le ilgili bir şey göremeyince kendisi bir şeyler yapmak istedi. Tek tek yurtdışında müşteri arayan Çinli şirketleri bulup iletişim bilgilerini topladı ve listeyi ABD’de internet hizmet sağlayıcısı tanıdıklarına gönderip China Pages ismiyle internete koydurttu. Şirkete 185 bin $ aktarıp büyüteceği sözüne güvenerek aynı kulvarda yarıştığı Telecom’la ortaklık yaptı ama kısa sürede şirketin kontrolünü kaybedip ayrıldı.
Jack Ma China Pages’i kaybetti ama internet üzerinden Çinli şirketleri dünyaya açmaya rüyasından vazgeçmedi. Birkaç yıl dış ticaret bakanlığında çalıştıktan sonra 1999 yılında yakın arkadaşları ve eski öğrencilerinden oluşan 17 kişiden toparladığı 60 bin $’la Çinli şirketlere internetten ürünlerini dünyaya satmalarını sağlayacak bir İngilizce alışveriş portalını kurdu. Portalın ismini hikâyesi ve filmi ile dünyada yaygın bilinen Ali Baba ve Kırk Haramiler’den seçti. (Resim) 2000’li yılların parlayan yıldızı Çin ekonomisi ile birlikte Alibaba da hızla büyüdü. Kurulduktan kısa bir süre sonra Goldman Sachs 5 milyon $, Japon Softbank 20 milyon $ ve 2005 yılında da Yahoo 1 milyar $ ile Alibaba’nın hissedarları oldu.
Bugün Alibaba Grubu 10 kadar irili ufaklı şirketten oluşuyor. Ama yıllık gelirinin hemen hepsi 3 tanesinden geliyor. Bunlardan Alibaba.com işyerinden işyerine, Taobao.com tüketiciden tüketiciye ve Tmall.com işyerinden tüketiciye amaca göre İngilizce ve/veya Çince satış yapılmasına imkân tanıyor. Alipay isimli bir başka şirketle de birçok kredi kartı ve para transfer sistemi kullanılarak ama en önemlisi satın alınan ürünler ele geçtiğinde ödeme yapılması şartı ile ödeme yapılabiliyor. Diğer bir deyişle, Alibaba grubu ABD’de Amazon, eBay ve PayPal ne yapıyorsa onu Çin’de yapıyor. Jack Ma ticaretin her yönünü kontrol ettiği bu ekosistemi çok önemsiyor. 2013 yılında bu ve diğer platformlardan 7 milyon işyerinin sattığı 800 milyon üründen elde ettiği satış geliri 250 milyar $. Bunun % 87’si Çin’de yapılan yerel ticaretten, % 9’u ise uluslararası ticaretten elde ediliyor. Alibaba bu kanallardan ağırlıklı reklam yoluyla para kazanıyor. Şirketlerin sitelerde ön plana çıkmalarını sağlayarak artan satışlarından pay alıyor. Yıllık 8 milyar $’lık gelirin 3,5 milyar $’ı net kâr olarak cebine kalıyor.
İşte bu şirket geçtiğimiz hafta halka arz edildi ve (ek satışla birlikte) dünyada bugüne kadar yapılan en büyük halka arz oldu. Hong Kong şirketin karmaşık yapısını beğenmeyince halka arz New York’ta yapıldı. Halka arzda şirketin % 13’ü satıldı (talep çok diye % 1,9 daha satılacak). 60-66 $ arası belirlenen halka arz fiyatı talep patlayınca 68 $’a çıkarıldı. Buna göre şirket toplam 21.8 milyar $’lık (ek satış dahil 25 milyar $’lık) bir hisse satışı yapmış olurken şirketin piyasa değeri 168 milyar $ oldu. Şirketin % 34’üne sahip Softbank hiç satış yapmadı. % 22’sine sahip Yahoo bunun dörtte birini, % 9’una sahip olan Jack Ma % 2,4’ünü satarak sırasıyla 8,3 milyar $ ve 3,2 milyar $ geliri ceplerine koydular.
“BABA” adıyla kote edilen hisse senedi ilk gün büyük bir işlem hacmi sonrasında 93,89 $’dan kapattı. Yani 68 $’dan alıp ilk gün bu fiyattan satabilenler bir günde % 38 kazanmış oldular. Bu fiyattan şirketin piyasa değeri de 231 milyar $’a çıktı. Bu durumda Alibaba Group, Amazon, e-bay (ve sahibi olduğu PayPal) şirketlerinin 218 milyar $ olan toplam piyasa değerinin üzerine çıkmış oldu. (Grafik)
Bundan sonra?
Alibaba’nın sadece kâr marjı değil, büyümesi de gayet iyi. İşlem sayısı ve gelirleri yıllık % 50 hızda artıyor. Çin ekonomisi hızlı büyümeye devam ettiği sürece Alibaba da bundan faydalanacak çünkü Çin’deki on-line alışverişin % 80’ini gerçekleştiren Alibaba aslında teknolojiden önce Çin’e yatırım demek. 2008 yılında 300 milyon internet kullanıcısı olan 1,4 milyar nüfuslu Çin’de bugün 650 milyona yakın kullanıcı var ve 2015’te bu sayının 850 milyona ulaşması bekleniyor. Bu potansiyele karşı çıkmak mümkün değil ama belki rekabet işini zorlaştırabilir. Alibaba, Amazon gibi kendi malını kendi kontrol ettiği dağıtım üzerinden satmıyor. İleride dağıtım kanalını kontrol eden rekabete karşı zorlanabilir. 1 yıl içinde Alibaba’nın platformlarında payı % 12’den % 30’a çıkan mobil alışveriş Alibaba için çok değerli. Ve burada da çok güçlü bir rekabet var. Çin’in internet arama motoru Baido’nun O2O’su, Tencent’in Amazon modeliyle çalışan JD’si ve WeChat isimli şirketler bu alanı sahiplenmeye çalışıyorlar. Ama sonuçta Jack Ma da boş durmayacak. Çoktan bu alanda iki şirketi satın aldı bile.
Alıntı:
http://www.zaman.com.tr/ekonomi/bir-babanin-hikayesi_2246264.html
14 Ağustos 2014
Bilgi Teknolojileri Standartları
Standartlar şu şekildedir:
ISO 20000 Bilgi Teknolojileri Hizmet Yönetim Sistemi Standartı (ISO/IEC 20000)
ISO/IEC 20000
http://en.wikipedia.org/wiki/ISO/IEC_20000
http://www.tse.org.tr/hizmetlerimiz/belgelendirme-hizmetleri/sistem-belgelendirme/belgelendirme-yap%C4%B1lan-y%C3%B6netim-sistemleri/ts-iso-iec-20000-1-bilgi-tek-hiz-y%C3%B6netim-sistemi
--
ISO 27001 Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi Standardı
ISO/IEC 27001:2013
http://en.wikipedia.org/wiki/ISO/IEC_27001:2013
http://www.tse.org.tr/hizmetlerimiz/belgelendirme-hizmetleri/sistem-belgelendirme/belgelendirme-yap%C4%B1lan-y%C3%B6netim-sistemleri/ts-iso-iec-27001-bilgi-g%C3%BCv-y%C3%B6netim-sistemi
--
ISO 20000 Bilgi Teknolojileri Hizmet Yönetim Sistemi Standartı (ISO/IEC 20000)
ISO/IEC 20000
http://en.wikipedia.org/wiki/ISO/IEC_20000
http://www.tse.org.tr/hizmetlerimiz/belgelendirme-hizmetleri/sistem-belgelendirme/belgelendirme-yap%C4%B1lan-y%C3%B6netim-sistemleri/ts-iso-iec-20000-1-bilgi-tek-hiz-y%C3%B6netim-sistemi
--
ISO 27001 Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi Standardı
ISO/IEC 27001:2013
http://en.wikipedia.org/wiki/ISO/IEC_27001:2013
http://www.tse.org.tr/hizmetlerimiz/belgelendirme-hizmetleri/sistem-belgelendirme/belgelendirme-yap%C4%B1lan-y%C3%B6netim-sistemleri/ts-iso-iec-27001-bilgi-g%C3%BCv-y%C3%B6netim-sistemi
--
13 Ağustos 2014
javascript - Highcharts grafiğinde Tooltip'in gösterilen pozisyonunu ayarlama
Bunun için tooltip ayarının positioner değerine yeni fonksiyon tanımlayarak istediğimiz şekilde tooltip balonunun pozisyonunu ayarlarız.
Kaynaklar:
positioner: Function
http://api.highcharts.com/highstock#tooltip.positioner
Customizing Highcharts – Tooltip Positioning
http://jugal.me/blog/customizing-highcharts-tooltip-positioning/
highcharts kütüphanesinin kaynak kodu:
http://code.highcharts.com/highcharts.src.js
Highcharts tooltip always on right side of cursor
http://stackoverflow.com/questions/11966286/highcharts-tooltip-always-on-right-side-of-cursor
Highcharts: Enhancing User Interaction on Pie/Donut Charts – Dynamic Connector
http://joekuan.wordpress.com/2013/06/09/highcharts-enhancing-user-interaction-on-piedonut-charts-dynamic-connector/
Disable Tooltip Animation in HighCharts JS (v2.2.1)
http://www.tehuber.com/article.php?story=20120424082911788
Kaynaklar:
positioner: Function
http://api.highcharts.com/highstock#tooltip.positioner
Customizing Highcharts – Tooltip Positioning
http://jugal.me/blog/customizing-highcharts-tooltip-positioning/
highcharts kütüphanesinin kaynak kodu:
http://code.highcharts.com/highcharts.src.js
Highcharts tooltip always on right side of cursor
http://stackoverflow.com/questions/11966286/highcharts-tooltip-always-on-right-side-of-cursor
Highcharts: Enhancing User Interaction on Pie/Donut Charts – Dynamic Connector
http://joekuan.wordpress.com/2013/06/09/highcharts-enhancing-user-interaction-on-piedonut-charts-dynamic-connector/
Disable Tooltip Animation in HighCharts JS (v2.2.1)
http://www.tehuber.com/article.php?story=20120424082911788
29 Nisan 2014
SQL Uzmanında Olması Gerekli Yetkinlikler
- SQL Server Programlama (T-SQL)
- SQL Server yönetimi
- SQL Server yüksek performans
- Rutin bakım işlemleri
- Replikasyon
- Yedekleme işlemleri
- SQL sunucuyu izleme (monitor)
- SQL Server yönetimi
- SQL Server yüksek performans
- Rutin bakım işlemleri
- Replikasyon
- Yedekleme işlemleri
- SQL sunucuyu izleme (monitor)
Yazılım Uzmanında Olması Gerekli Yetkinlikler
- Çok katmanlı uygulama geliştirme mimarilerini bilme
- OOP temel ilkelerine (SOLID) hakim ve sadık
- Design Patterns konusunda bilgili ve etkin bir şekilde kullanabilme
- Yazılım geliştirme metodolojileri konusunda bilgisi olma
- MS-SQL ile çalışmış, iyi derecede T-SQL bilgisi olma
- C# veya Java diline hakim olma
- ASP.NET, MVC, WCF, Entity Framework gibi teknolojilere hakim
- Web tabanlı uygulama geliştirme konusunda deneyim (AJAX, HTML, Javascript, CSS)
- Yeni teknolojileri ve Open Source camiasını takip etme
- Mobil uygulama geliştirme bilgisi olma
- Telerik, Dev Express gibi yazılım araçlarını kullanarak proje geliştirebilme
- Service Oriented Mimari ve SOA mimarisinde geliştirme
- Test Driven Development konusunda bilgili olma
- Javascript kütüphanelerine (jQuery, ExtJS vb.) ve Client-Side teknolojilerine hakim olma
- Öğrenmeye ve bilgi paylaşmaya hevesli olma
- İyi derecede İngilizce bilme
Konu Başlıkları
- Validation
- Error handling
- Unit test
- Asp.net ajax framework
- Security
- Authentication, authorization
- Web service, api
- Javascript debugging
- High performance application
- Best practices
- ASP.Net AJAX Controls (ASP.Net AJAX Toolkit, Telerik and DevExpress)
23 Nisan 2014
IT ve Developer Terimleri
Bu yazı, IT yönü gelişmiş, biraz kod işine girmiş kişiler için çok anlamlı olmayabilir, basit olabilir. Pazarlama başta olmak üzere, IT ile yakın teması bulunan departman çalışanları için elzem bir ihtiyaç olduğunu düşündüm. İçerik de bolca emeği geçen Hakan Bayraksan‘a teşekkür ederim.
Developer Nedir?
Genellikle web developer (aslen software developer) kelimesinin kısaltması olarak kullanılıyor. Developer uzmanı; ilgili programın, sitenin veya ürünün tasarım, uygulama, test (QA ekibinden) ve araştırmasından sorumludur. Freelancer (bağımsız, danışman şeklinde çalışma) yaygın bir meslek grubu. Bunun başlıca sebeplerinden biri, yeteri kadar kalifiye personel bulunmaması. Temel olarak
Back-End Developer
Web sitesinin arka planında (view source yaptığınızda karşılaşmadığınız) kodlaması ile ilgilenen kişidir. Serverlar ve Database (veritabanı) ile içli dışlı olan kişidir. Arka planda işler yaptığı için back-end deniliyor.
Front-End Developer
Bu kişi ise arayüz (User Interface) yani gözle gördüğünüz site yapısında uğraşan kişidir. Ön yüz geliştirmecileri (böyle bir türkçeleştirme yok), daha çok görsel kısmı ile ilgilenirler. Genelde CSS, HTML ve Java Script uzmanlarıdır.
İş Açma Nedir?
Geliştiricler sürekli talep alan taraftır. Sürekli iş verilir, onlarda geliştirme yapar (assign a task). Böyle söyleyince tuhaf oldu biraz :), ama diğer departmanlar onlara muhtaçtır. Yapacağı geliştirmeler sayesinde işler yürür dersek daha doğru olabilir. Bu işlerin planlı olarak yapılması ve takip edilebilmesi adına, iş açılması gerekir. Çeşitli ürünler vasıtası ile ilgili kişilere işler verilir. Bunlardan başlıcaları: JIRA, Teamwork, Basecamp ve Zendesk, Daha detaylı bir liste için: http://en.wikipedia.org/wiki/Comparison_of_issue-tracking_systems
Hakan’ın tarifi ise:
JIRA, TFS gibi platformlarda (excel’de satır satır da tutulabilir) yazılım tarafında yapılacak işlerin teknik açıdan detaylandırılıp yazılım ekibine iletilmesi. Bu işler daha sonra zaman, efor gibi yönlerden evaluate edilip sürüm planlanıyor.
Stage’de, Stage’e Aldık, Stage Nedir? Stage Ortamı Nedir?
Kelime anlamı olarak stage, “sahne” demek. “Staging site”, temel olarak test ortamına alma, yeni site sürümünü almadan önce son kez kalite kontrol yapılan yer esasında. Örneğin, siteye bir kod koymadan önce, tasarımsal değişikliğe gitmeden önce “stage” ortamına alırsınız ki, herhangi bir sıkıntı varsa yayına girmeden önce müdahale etme şansınız olsun. Aslında “prova” gibi düşünebilirsiniz. Stage için ayrı bir server olması daha makbuldur (Staging Server) Yapılan geliştirmeler önce bu server da test edilip, daha sonra canlıya (live etme) alınır. Bu terim (canlıya alma) siteyi yayına alma anlamında kullanılıyor.
Sprint Nedir ?
Belli bir zaman süresinde yapılacak işlerin tamamı sprint. Başlangıç ve Bitiş Tarihleri belli, ekibin yapması gereken işler belli oluyor. Örneğin: 16-20 ekim tarihleri arasında, Google Analytics E-Ticaret Kodlarının siteye eklenmesi. Bu iş Sprint 18 diye geçiyor. “Bize Ulaşın” sayfa tasarımının değişmesi yine Sprint 18′de olabiliyor ve yine aynı tarih aralığında. “Sprint” tanımı kabaca bu şekilde. Iteration (İterasyon) olarak da bilinir.
Deploy Etmek, Deploy Ediliyor, Deployment Nedir?
Yukarıda anlatılan Sprintler sonunda, gerçekleşen işleri artık siteye yüklemek gerekiyor. Siteye yükleme işi “deployment” olarak adlandırıyor. Canlıya almak, live etmek yine deploy etmek anlamında kullanılan benzer kelimeler. Sprint 18 i sitede yayına almak, deploy etmek oluyor. Deployment bu işlerin son hali esasında. Stage’e de deploy etmek diyoruz mesela. Deploy etmek – o sprint’in içindeki kodları herhangi bir ortamda yayına almak.
Hot Fix Nedir?
İlgili ürün veya sitede bulunan bellirli bir problemin hızlı çözümüdür. Genel olarak hot fixler durum hakkında kesin yargıya sahiptir. Quick fix olarak da bilinen terim, hız gerektirdiğinden riskleri de beraberin getiriyor. Geliştiricler, genellikle hızlı değişiklikeri canlı da (live ortamda) yaparlar, bu durumda anlık kayıplara (ciro veya erişim) neden olabilir.
Development Sürecini Özetlemek Gerekirse
Taleplerinizi IT ekibine “iş açarak” iletiyorsunuz. IT ekibi işleri takvime koyuyor, sprintlerin içine ilgili işleri atıyor. Development ekibi üzerine çalıştıktan sonra, yapılan geliştirmeler stage ortamında test ediliyor. Eğer herşey yolunda giderse siteye deploy ediliyor. Stage ortamında gözden kaçmış hata ve düzeltmeler daha sonra acil ise hot fix ile hızlıca düzeltiliyor.
Alıntı:
http://www.gorkemunel.com/kategori/it-terimleri/
Developer Nedir?
Genellikle web developer (aslen software developer) kelimesinin kısaltması olarak kullanılıyor. Developer uzmanı; ilgili programın, sitenin veya ürünün tasarım, uygulama, test (QA ekibinden) ve araştırmasından sorumludur. Freelancer (bağımsız, danışman şeklinde çalışma) yaygın bir meslek grubu. Bunun başlıca sebeplerinden biri, yeteri kadar kalifiye personel bulunmaması. Temel olarak
Back-End Developer
Web sitesinin arka planında (view source yaptığınızda karşılaşmadığınız) kodlaması ile ilgilenen kişidir. Serverlar ve Database (veritabanı) ile içli dışlı olan kişidir. Arka planda işler yaptığı için back-end deniliyor.
Front-End Developer
Bu kişi ise arayüz (User Interface) yani gözle gördüğünüz site yapısında uğraşan kişidir. Ön yüz geliştirmecileri (böyle bir türkçeleştirme yok), daha çok görsel kısmı ile ilgilenirler. Genelde CSS, HTML ve Java Script uzmanlarıdır.
İş Açma Nedir?
Geliştiricler sürekli talep alan taraftır. Sürekli iş verilir, onlarda geliştirme yapar (assign a task). Böyle söyleyince tuhaf oldu biraz :), ama diğer departmanlar onlara muhtaçtır. Yapacağı geliştirmeler sayesinde işler yürür dersek daha doğru olabilir. Bu işlerin planlı olarak yapılması ve takip edilebilmesi adına, iş açılması gerekir. Çeşitli ürünler vasıtası ile ilgili kişilere işler verilir. Bunlardan başlıcaları: JIRA, Teamwork, Basecamp ve Zendesk, Daha detaylı bir liste için: http://en.wikipedia.org/wiki/Comparison_of_issue-tracking_systems
Hakan’ın tarifi ise:
JIRA, TFS gibi platformlarda (excel’de satır satır da tutulabilir) yazılım tarafında yapılacak işlerin teknik açıdan detaylandırılıp yazılım ekibine iletilmesi. Bu işler daha sonra zaman, efor gibi yönlerden evaluate edilip sürüm planlanıyor.
Stage’de, Stage’e Aldık, Stage Nedir? Stage Ortamı Nedir?
Kelime anlamı olarak stage, “sahne” demek. “Staging site”, temel olarak test ortamına alma, yeni site sürümünü almadan önce son kez kalite kontrol yapılan yer esasında. Örneğin, siteye bir kod koymadan önce, tasarımsal değişikliğe gitmeden önce “stage” ortamına alırsınız ki, herhangi bir sıkıntı varsa yayına girmeden önce müdahale etme şansınız olsun. Aslında “prova” gibi düşünebilirsiniz. Stage için ayrı bir server olması daha makbuldur (Staging Server) Yapılan geliştirmeler önce bu server da test edilip, daha sonra canlıya (live etme) alınır. Bu terim (canlıya alma) siteyi yayına alma anlamında kullanılıyor.
Sprint Nedir ?
Belli bir zaman süresinde yapılacak işlerin tamamı sprint. Başlangıç ve Bitiş Tarihleri belli, ekibin yapması gereken işler belli oluyor. Örneğin: 16-20 ekim tarihleri arasında, Google Analytics E-Ticaret Kodlarının siteye eklenmesi. Bu iş Sprint 18 diye geçiyor. “Bize Ulaşın” sayfa tasarımının değişmesi yine Sprint 18′de olabiliyor ve yine aynı tarih aralığında. “Sprint” tanımı kabaca bu şekilde. Iteration (İterasyon) olarak da bilinir.
Deploy Etmek, Deploy Ediliyor, Deployment Nedir?
Yukarıda anlatılan Sprintler sonunda, gerçekleşen işleri artık siteye yüklemek gerekiyor. Siteye yükleme işi “deployment” olarak adlandırıyor. Canlıya almak, live etmek yine deploy etmek anlamında kullanılan benzer kelimeler. Sprint 18 i sitede yayına almak, deploy etmek oluyor. Deployment bu işlerin son hali esasında. Stage’e de deploy etmek diyoruz mesela. Deploy etmek – o sprint’in içindeki kodları herhangi bir ortamda yayına almak.
Hot Fix Nedir?
İlgili ürün veya sitede bulunan bellirli bir problemin hızlı çözümüdür. Genel olarak hot fixler durum hakkında kesin yargıya sahiptir. Quick fix olarak da bilinen terim, hız gerektirdiğinden riskleri de beraberin getiriyor. Geliştiricler, genellikle hızlı değişiklikeri canlı da (live ortamda) yaparlar, bu durumda anlık kayıplara (ciro veya erişim) neden olabilir.
Development Sürecini Özetlemek Gerekirse
Taleplerinizi IT ekibine “iş açarak” iletiyorsunuz. IT ekibi işleri takvime koyuyor, sprintlerin içine ilgili işleri atıyor. Development ekibi üzerine çalıştıktan sonra, yapılan geliştirmeler stage ortamında test ediliyor. Eğer herşey yolunda giderse siteye deploy ediliyor. Stage ortamında gözden kaçmış hata ve düzeltmeler daha sonra acil ise hot fix ile hızlıca düzeltiliyor.
Alıntı:
http://www.gorkemunel.com/kategori/it-terimleri/
12 Nisan 2014
Google Chrome'da dikey scroll okları geri geldi
Google Chrome'un 32. versiyonunda dikey scroll okları kaldırılmıştı, kalınlığı da ince yapılmıştı. Yeni yayınlanan 34. versiyon ile dikey scroll okları tekrar geri geldi ve kalınlaştırıldı. Artık sitelerde dikey olarak daha rahat edebileceğiz.
Windows 8'de Start menüsünün kaldırılıp tekrar geri getirilmesi gibi bir gelişme oldu.
Tabulaşmış, faydası ve kolaylığı tartışmasız olan işlevleri değiştirmek imkansız gibi.
Alıntı:
http://www.ghacks.net/2014/02/28/chrome-34-brings-back-scroll-arrows-windows-better-password-field-handling/
Windows 8'de Start menüsünün kaldırılıp tekrar geri getirilmesi gibi bir gelişme oldu.
Tabulaşmış, faydası ve kolaylığı tartışmasız olan işlevleri değiştirmek imkansız gibi.
Alıntı:
http://www.ghacks.net/2014/02/28/chrome-34-brings-back-scroll-arrows-windows-better-password-field-handling/
27 Mart 2014
TinyMCE - TinyMCE 4.x.x jQuery package ile kullanım
TinyMCE kütüphanesinin jQuery paketi entegre çalışan sürümünü kullanmak, aşağıdaki gibidir:
Önce gerekli scriptleri eklenir:
<script src="/js/jquery-1.10.2.js" type="text/javascript"></script>
<script src="/js/tinymce/tinymce.min.js" type="text/javascript"></script>
<script src="/js/tinymce/jquery.tinymce.min.js" type="text/javascript"></script>
Sonra tinymce fonksiyonunu çağrırarak editör'ün gösterilmesi ve set edilmesi sağlanır:
...
<script type="text/javascript">
$(document).ready(function () {
$(".editorTinyMCE").tinymce({
theme: 'modern'
, encoding: 'xml'
});
});
</script>
...
Asp.net sayfasındaki(.aspx) input elementinin bulunduğu kısmı:
...
<table>
<tr>
<td valign="top">
Uzun İçerik
</td>
<td>
<asp:TextBox runat="server" ID="txtUzunIcerik" TextMode="MultiLine" Columns="50" Rows="10" CssClass="editorTinyMCE"></asp:TextBox>
</td>
</tr>
</table>
...
Yıkarıdaki kodda "editorTinyMCE" adındaki css class'ına ait DOM input elementinin editöre dönüşümü sağlanmış oluyor. encoding:'xml' tanımı ile de asp.net webform sayfasında oluşan "A potentially dangerous Request.Form value was detected" hatasını engellemiş oluyoruz. input değeri encode edilmiş şekilde sunucu tarafına post edilir. Asp.net sayfasının sunucu tarafında ise orjinal değeri(html encode yapılmamış) elde edebilmek için ise şu şekilde dönüşüm yapılabilir;
...
duyuru.UzunIcerik = HttpUtility.HtmlDecode(txtUzunIcerik.Text);
...
Veritabanında değeri alıp, .aspx sayfasında gösterim için şu şekilde yapılır:
...
txtUzunIcerik.Text = HttpUtility.HtmlDecode(record.UzunIcerik);
...
postback işleminden sonra tekrar geri gönderimde tinyMCE editöründe düzgün şekilde görünmesi için HtmlDecode yapılması gerekmektedir:
...
txtUzunIcerik.Text = HttpUtility.HtmlDecode(txtUzunIcerik.Text); // encode olarak gelen veri tekrar dönüştürülüyor
...
Kaynaklar:
http://stackoverflow.com/questions/21434388/how-do-i-use-tinymce-jquery-package-and-what-is-the-difference-with-tinymce-jque
http://myprogrammingblog.com/2012/03/05/how-to-setup-tinymce-using-asp-net-c-how-to-customize-tinymce-buttons/
http://blog.tentaclesoftware.com/archive/2012/05/21/asp-net-4-0-tinymce-and-ldquoa-potentially-dangerous-request.aspx
http://www.codedigest.com/Articles/ASPNET/319_Using_TinyMCE_Editor_in_ASPNet.aspx
Önce gerekli scriptleri eklenir:
<script src="/js/jquery-1.10.2.js" type="text/javascript"></script>
<script src="/js/tinymce/tinymce.min.js" type="text/javascript"></script>
<script src="/js/tinymce/jquery.tinymce.min.js" type="text/javascript"></script>
Sonra tinymce fonksiyonunu çağrırarak editör'ün gösterilmesi ve set edilmesi sağlanır:
...
<script type="text/javascript">
$(document).ready(function () {
$(".editorTinyMCE").tinymce({
theme: 'modern'
, encoding: 'xml'
});
});
</script>
...
Asp.net sayfasındaki(.aspx) input elementinin bulunduğu kısmı:
...
<table>
<tr>
<td valign="top">
Uzun İçerik
</td>
<td>
<asp:TextBox runat="server" ID="txtUzunIcerik" TextMode="MultiLine" Columns="50" Rows="10" CssClass="editorTinyMCE"></asp:TextBox>
</td>
</tr>
</table>
...
Yıkarıdaki kodda "editorTinyMCE" adındaki css class'ına ait DOM input elementinin editöre dönüşümü sağlanmış oluyor. encoding:'xml' tanımı ile de asp.net webform sayfasında oluşan "A potentially dangerous Request.Form value was detected" hatasını engellemiş oluyoruz. input değeri encode edilmiş şekilde sunucu tarafına post edilir. Asp.net sayfasının sunucu tarafında ise orjinal değeri(html encode yapılmamış) elde edebilmek için ise şu şekilde dönüşüm yapılabilir;
...
duyuru.UzunIcerik = HttpUtility.HtmlDecode(txtUzunIcerik.Text);
...
Veritabanında değeri alıp, .aspx sayfasında gösterim için şu şekilde yapılır:
...
txtUzunIcerik.Text = HttpUtility.HtmlDecode(record.UzunIcerik);
...
postback işleminden sonra tekrar geri gönderimde tinyMCE editöründe düzgün şekilde görünmesi için HtmlDecode yapılması gerekmektedir:
...
txtUzunIcerik.Text = HttpUtility.HtmlDecode(txtUzunIcerik.Text); // encode olarak gelen veri tekrar dönüştürülüyor
...
Kaynaklar:
http://stackoverflow.com/questions/21434388/how-do-i-use-tinymce-jquery-package-and-what-is-the-difference-with-tinymce-jque
http://myprogrammingblog.com/2012/03/05/how-to-setup-tinymce-using-asp-net-c-how-to-customize-tinymce-buttons/
http://blog.tentaclesoftware.com/archive/2012/05/21/asp-net-4-0-tinymce-and-ldquoa-potentially-dangerous-request.aspx
http://www.codedigest.com/Articles/ASPNET/319_Using_TinyMCE_Editor_in_ASPNet.aspx
18 Mart 2014
Highcharts - Grafik üzerinde yerel saate göre gösterim yapılması
Highcharts js grafik kütüphanesi ile grafik çizildiğinde, tanımlanan tarih bilgileri +0.0 saat bölgesine göre gösterir. Bunun yerine yerel yani local zamana göre gösterim için useUTC: false şeklinde tanımlama yapmak gerekmektedir.
Örnek kullanım:
$(function () {
Highcharts.setOptions({ // This is for all plots, change Date axis to local timezone
global : {
useUTC : false
}
});
}
);
Kaynak:
http://api.highcharts.com/highcharts#global
http://jsfiddle.net/VrJN2/
http://forum.highcharts.com/highcharts-usage/highcharts-dateformat-bug-t7679/
Örnek kullanım:
$(function () {
Highcharts.setOptions({ // This is for all plots, change Date axis to local timezone
global : {
useUTC : false
}
});
}
);
Kaynak:
http://api.highcharts.com/highcharts#global
http://jsfiddle.net/VrJN2/
http://forum.highcharts.com/highcharts-usage/highcharts-dateformat-bug-t7679/
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)